Cengiz ÇETİK- Yazar, Şair, Eğitimci
Köşe Yazarı
Cengiz ÇETİK- Yazar, Şair, Eğitimci
 

Hayalimdeki Sevgiliyle Çok İyi Anlaşıyorduk

Çocukken çok hayal kurardım. Belki yalnızlığımı unutmak, belki de henüz sahip olmadığım bir dünyada yaşamak için… Hayallerimin güzel bir tarafı vardı: Bana hiç itiraz etmezlerdi. İlk aşkım da muhtemelen hayalimde canlandırdığım biriydi. Çocukken beni ilk etkileyen kadın oyuncu Türkan Şoray’dı. Özellikle o masum görünen ama insanı içine alan gözleri… Belki hayalimdeki kızın gözlerini ondan almıştım. Yüzünü ise televizyonda gördüğüm başka birinden ya da sokakta karşılaşıp bir daha hiç görmediğim birinden tamamlamış olabilirdim. Çocuk aklı işte; gördüğü yüzlerden kendisine yeni bir hayal kuruyor. Böylece hayalimdeki kızla çok iyi anlaşıyorduk. Gözlerini Türkan Şoray’dan, huyunu ise tamamen kendi isteklerimden almıştı. Ben ne düşünürsem o da düşünüyor, nereye gitmek istersem benimle geliyordu. Sustukça beni anlıyor, konuştuğumda sıkılmadan dinliyordu. Ne gereksiz bir soru soruyor ne de hayallerimin en güzel yerinde başka tarafa bakıyordu. Meğer insanın kendi hayaliyle anlaşması pek zor değilmiş. Bütün konuşmaları kendisi yapınca tartışmaları da doğal olarak kendisi kazanıyormuş. Her hayalim sona erdiğinde onu özlüyor, yeniden yanımda istiyordum. Bazen rüyalarıma giriyor, düşlerimin bütün boşluklarını dolduruyordu. Uyandığımda ise gitmiş oluyordu. Yıllar sonra bile aynı duygunun içimde canlandığı zamanlar oldu: “Hayalimdeki kız, daha yeni ayrıldık; ama ben seni şimdiden özledim.” İnsan, gerçekten yanında bulunmamış birini nasıl özleyebilir? Belki de özlediğimiz her zaman bir insan değildir. Bazen onun yanındayken olacağımız kişiyi özleriz. Daha mutlu, daha cesur, daha canlı hâlimizi… Bir başkasını aradığımızı sanırken onun yanında bulacağımız kendimizi ararız. Gençken aşkın bütün dünyayı değiştireceğini düşünürdüm. Hafifçe esen rüzgârda onun nefesini duyacak, gözlerinde başka bir dünyaya açılan kapılar görecektim. Ormanda, deniz kıyısında ya da yemyeşil çimlerin üzerinde el ele yürüyecek; kumsala uzanıp yıldızları seyredecektik. Hayalimde hava daima güzeldi. Yağmur yağsa romantik, rüzgâr esse şiirsel, fırtına çıksa aşkımızın simgesi olurdu. Hayallerin meteorolojisi bile insanın emrinde çalışıyordu. Gerçek hayatta ise rüzgâr bazen yalnızca üşütür. Kumsala uzanınca insanın orasına burasına kum dolar. Çimenlerin üzerinde karıncalar dolaşır. Yıldızları seyrederken ertesi gün ödenecek faturalar akla gelir. Yine de bunların hiçbiri aşkı değersizleştirmez. Tam tersine, onu hayal olmaktan çıkarıp hayatın içine yerleştirir. Çünkü hayalimizdeki insanı sevmek kolaydır. Yaşlanmaz, değişmez, yanlış anlamaz; en önemlisi de bizi hayal kırıklığına uğratmaz. Gerçek bir insan ise bütün ezberimizi bozar. Kendi düşünceleri, korkuları, geçmişi, yaraları ve hayalleriyle karşımıza çıkar. Belki de gerçek aşk, hayalimizdeki kişiyi bulmak değildir. Bulduğumuz insanın hayalimizdeki kişi olmadığını görüp yine de onunla yürümeyi istemektir. Eskiden aşkın delicesine yaşanması gerektiğini düşünürdüm. Bugün de aşkın hesap kitap yapılarak yaşanacağına inanmıyorum. Ama artık biliyorum ki yalnızca aynı yıldızlara bakmak yetmez; bazen aynı karanlıktan birlikte geçmek de gerekir. Aşk, hayatın dışına kaçılan güzel bir serüven değil; hayatın tam ortasında iki kişinin birbirine yer açabilmesidir. Birlikte gülmek kadar susabilmek, dokunmak kadar anlayabilmek, “Seni seviyorum,” demek kadar “Seni gerçekten görüyorum,” diyebilmektir. Yıllarca hayalimdeki sevgiliye seslendim: “Çık artık düşlerimden, gerçek ol!” Şimdi düşünüyorum da belki sorun onun düşlerimden çıkmaması değildi. Belki ben, gözlerimi düşlerime o kadar çok dikmiştim ki yanı başımdaki gerçeği göremiyordum. İnsan bazen ulaşamadığı bir hayalin peşinden koşarken kendisine uzatılan eli fark edemiyor. Belki hayalimdeki sevgili hiçbir zaman var olmadı. Belki de vardı; fakat benim yazdığım rolü oynamayı kabul etmediği için onu tanıyamadım. Kim bilir… Hayallerimizdeki insanlarla çok iyi anlaşırız. Asıl mesele, bizim gibi kendi hayalleri bulunan gerçek bir insanla anlaşabilmektir. Cengiz Çetik
Ekleme Tarihi: 23 Ağustos 2026 -Pazar

Hayalimdeki Sevgiliyle Çok İyi Anlaşıyorduk

Çocukken çok hayal kurardım. Belki yalnızlığımı unutmak, belki de henüz sahip olmadığım bir dünyada yaşamak için…

Hayallerimin güzel bir tarafı vardı: Bana hiç itiraz etmezlerdi.

İlk aşkım da muhtemelen hayalimde canlandırdığım biriydi. Çocukken beni ilk etkileyen kadın oyuncu Türkan Şoray’dı. Özellikle o masum görünen ama insanı içine alan gözleri… Belki hayalimdeki kızın gözlerini ondan almıştım. Yüzünü ise televizyonda gördüğüm başka birinden ya da sokakta karşılaşıp bir daha hiç görmediğim birinden tamamlamış olabilirdim.

Çocuk aklı işte; gördüğü yüzlerden kendisine yeni bir hayal kuruyor.

Böylece hayalimdeki kızla çok iyi anlaşıyorduk. Gözlerini Türkan Şoray’dan, huyunu ise tamamen kendi isteklerimden almıştı.

Ben ne düşünürsem o da düşünüyor, nereye gitmek istersem benimle geliyordu. Sustukça beni anlıyor, konuştuğumda sıkılmadan dinliyordu. Ne gereksiz bir soru soruyor ne de hayallerimin en güzel yerinde başka tarafa bakıyordu.

Meğer insanın kendi hayaliyle anlaşması pek zor değilmiş. Bütün konuşmaları kendisi yapınca tartışmaları da doğal olarak kendisi kazanıyormuş.

Her hayalim sona erdiğinde onu özlüyor, yeniden yanımda istiyordum. Bazen rüyalarıma giriyor, düşlerimin bütün boşluklarını dolduruyordu. Uyandığımda ise gitmiş oluyordu.

Yıllar sonra bile aynı duygunun içimde canlandığı zamanlar oldu:

“Hayalimdeki kız, daha yeni ayrıldık; ama ben seni şimdiden özledim.”

İnsan, gerçekten yanında bulunmamış birini nasıl özleyebilir?

Belki de özlediğimiz her zaman bir insan değildir. Bazen onun yanındayken olacağımız kişiyi özleriz. Daha mutlu, daha cesur, daha canlı hâlimizi… Bir başkasını aradığımızı sanırken onun yanında bulacağımız kendimizi ararız.

Gençken aşkın bütün dünyayı değiştireceğini düşünürdüm. Hafifçe esen rüzgârda onun nefesini duyacak, gözlerinde başka bir dünyaya açılan kapılar görecektim. Ormanda, deniz kıyısında ya da yemyeşil çimlerin üzerinde el ele yürüyecek; kumsala uzanıp yıldızları seyredecektik.

Hayalimde hava daima güzeldi. Yağmur yağsa romantik, rüzgâr esse şiirsel, fırtına çıksa aşkımızın simgesi olurdu. Hayallerin meteorolojisi bile insanın emrinde çalışıyordu.

Gerçek hayatta ise rüzgâr bazen yalnızca üşütür. Kumsala uzanınca insanın orasına burasına kum dolar. Çimenlerin üzerinde karıncalar dolaşır. Yıldızları seyrederken ertesi gün ödenecek faturalar akla gelir.

Yine de bunların hiçbiri aşkı değersizleştirmez. Tam tersine, onu hayal olmaktan çıkarıp hayatın içine yerleştirir.

Çünkü hayalimizdeki insanı sevmek kolaydır. Yaşlanmaz, değişmez, yanlış anlamaz; en önemlisi de bizi hayal kırıklığına uğratmaz. Gerçek bir insan ise bütün ezberimizi bozar. Kendi düşünceleri, korkuları, geçmişi, yaraları ve hayalleriyle karşımıza çıkar.

Belki de gerçek aşk, hayalimizdeki kişiyi bulmak değildir. Bulduğumuz insanın hayalimizdeki kişi olmadığını görüp yine de onunla yürümeyi istemektir.

Eskiden aşkın delicesine yaşanması gerektiğini düşünürdüm. Bugün de aşkın hesap kitap yapılarak yaşanacağına inanmıyorum. Ama artık biliyorum ki yalnızca aynı yıldızlara bakmak yetmez; bazen aynı karanlıktan birlikte geçmek de gerekir.

Aşk, hayatın dışına kaçılan güzel bir serüven değil; hayatın tam ortasında iki kişinin birbirine yer açabilmesidir. Birlikte gülmek kadar susabilmek, dokunmak kadar anlayabilmek, “Seni seviyorum,” demek kadar “Seni gerçekten görüyorum,” diyebilmektir.

Yıllarca hayalimdeki sevgiliye seslendim:

“Çık artık düşlerimden, gerçek ol!”

Şimdi düşünüyorum da belki sorun onun düşlerimden çıkmaması değildi. Belki ben, gözlerimi düşlerime o kadar çok dikmiştim ki yanı başımdaki gerçeği göremiyordum.

İnsan bazen ulaşamadığı bir hayalin peşinden koşarken kendisine uzatılan eli fark edemiyor.

Belki hayalimdeki sevgili hiçbir zaman var olmadı. Belki de vardı; fakat benim yazdığım rolü oynamayı kabul etmediği için onu tanıyamadım.

Kim bilir…

Hayallerimizdeki insanlarla çok iyi anlaşırız. Asıl mesele, bizim gibi kendi hayalleri bulunan gerçek bir insanla anlaşabilmektir.

Cengiz Çetik

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seckinhabertv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Mahmut çiçekdağı
(23.08.2026 10:54 - #320)
Yüreğinize sağlık teşekkürler
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seckinhabertv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat giftcardmall/mygift bets10.buzz taraftarium24 taraftarium24 islami chat islami sohbetler