Kimi hayatlar vardır; harflerle, dağ yollarıyla, çileyle ve bitimsiz bir hakikat arayışıyla örülmüştür. Anadolu’nun mahcup ama bir o kadar da gür sesli derviş-yazarlarından biri olan Mehmet İslâmî, çocukluğunun çoban ateşlerinden bugüne uzanan edebiyat yolculuğunu, kalbinin derinliklerinden süzülen ezgileri ve hayat felsefesini bu özel söyleşide gözler önüne seriyor.
Karacaoğlan’dan Kerem ile Aslı’ya, Osman Yüksel Serdengeçti’den Necip Fazıl’a ve Abdürrahim Karakoç’a uzanan geniş bir gönül coğrafyasının izlerini taşıyan bu röportaj; bir halk çocuğunun kaleminden dökülen millî hassasiyetleri, okuma bilincini ve inanç pusulasını samimiyetle aksettiriyor. Hemberice Kelamlar serisinin bu konuğu, kelimeleri birer zanaat ürünü olarak değil, millete ve hakikate borç bilinen birer emanet olarak gören Mehmet İslâmî’nin dünyasına açılan kıymetli bir kapı aralıyor.
MAHMUT ÇİÇEKDAĞI: Es-Selâmü Aleyküm ve Rahmetullâhi ve Berakâtühû. Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
MEHMET İSLAMİ: Ve Aleyküm Selâm, ehlen ve sehlen mücahid Mahmudum. 1942 yılında Anadolu’da doğdum. 12 yaşında, yani 1954 yılında ilkokula başladım. 1958-1959 ders yılı döneminde pekiyi dereceyle mezun oldum. Fakir bir köylü çocuğuydum. Dağda mal güderken devamlı Karacaoğlan, Kerem ile Aslı, Âşık Garip, Âşık Ömer, Köroğlu ve daha nice âşıkların eserlerini okuyup öğreniyordum. İlahi bir lütuf ile şiir yazmaya başlayan biçare bir kulum.
MAHMUT ÇİÇEKDAĞI: Ne zamandır yazıyorsunuz?
MEHMET İSLAMİ: Yazmaya ne zaman başladığımı kesin bir tarihle ifade edemem. Ancak çocukluk ve gençlik yıllarımdan itibaren şiire ve edebiyata büyük bir ilgi duydum. Okuduğum âşıkların eserleri gönül dünyamda derin izler bıraktı. İlahi bir lütuf olarak şiir yazmaya başladım ve bugüne kadar devam ettim.
MAHMUT ÇİÇEKDAĞI: Yazmanızdaki en büyük etken nedir?
MEHMET İSLAMİ: Yazmamdaki en büyük etken; millî mukadderatımız, millî mefahirlerimizin inkisarı ve milletimizin yaşadığı ızdıraplardır. Milletimin derdi benim derdimdir. Gördüğüm, hissettiğim ve gönlümde taşıdığım meseleleri şiirle ifade etmeye çalışıyorum.
MAHMUT ÇİÇEKDAĞI: Yazarken çektiğiniz en büyük zorluklar nelerdir?
MEHMET İSLAMİ: Yazarken herhangi bir nahoşlukla karşılaşmadım. Yazmaya başlayınca sanki yazacağım her şey önümde hazır duruyor gibi hissederim. Oradan okur, oradan yazarım. Şiir kendiliğinden akıp gider.
MAHMUT ÇİÇEKDAĞI: Kitaplarınız hangi yaş grubuna hitap ediyor?
MEHMET İSLAMİ: Kitaplarım umuma hitap ediyor. Her yaştan insanın okuyabileceği eserlerdir. Allah razı olsun, İslam filozofu olarak gördüğüm ve bildiğim Profesör Mehmet Doğan Silleli Hocanın tasnifiyle iki kitabım yayımlandı. Bunlar “Birden Bire” ve “Kan ve İmza” adlı eserlerdir. Kitaplarım internette de bulunmaktadır.
MAHMUT ÇİÇEKDAĞI: Şiirlerinizde belli bir yaş grubu var mı?
MEHMET İSLAMİ: Hayır, şiirlerimde belirli bir yaş grubu yoktur. Şiirlerimin herkes tarafından okunmasını ve anlaşılmasını isterim. Çünkü şiirin konusu insansa, bütün insanlara hitap etmelidir.
MAHMUT ÇİÇEKDAĞI: Yazarken ilham aldığınız şeyler nelerdir?
MEHMET İSLAMİ: İlhamımı millî mukadderatımızdan, millî mefahirlerimizin inkisarından ve milletimizin ızdırabından alıyorum. Milletin yaşadığı sevinçler, acılar, sıkıntılar ve değerler benim şiir dünyamı besleyen en önemli kaynaklardır.
MAHMUT ÇİÇEKDAĞI: Beğendiğiniz şair ve yazarlar kimlerdir?
MEHMET İSLAMİ: Aklımda kaldığı ve hatırladığım kadarıyla Nabi, Fuzuli, Osman Yüksel Serdengeçti, Necip Fazıl Kısakürek ve Abdurrahim Karakoç ağabeyim başta olmak üzere birçok şairi sever ve beğenirim.
Osman Yüksel Serdengeçti'nin hayatından ve mizahi yönünden bazı hatıralar da benim için önemlidir. “Açın kapıları Osman geliyor” anlayışıyla tanınan Serdengeçti'nin özgürlüğüne ve karakterine düşkünlüğü dikkat çekicidir.
Necip Fazıl Kısakürek'in, Peygamber Efendimiz'e (Sallallahu Teâlâ Aleyhi ve Sellem) olan sevgisini ifade eden sözleri de gönlümüzde ayrı bir yere sahiptir.
Abdürrahim Karakoç ağabeyimin ise özellikle halkın meselelerini ve toplumun gerçeklerini dile getiren şiirlerini çok severim.
Bunların yanında Şenlik, Sümmani, Seyrani, Hicrani, Ercişli Emrah, Erzurumlu Emrah, Çobanoğlu, Mahzuni Şerif, Ahmet Poyrazoğlu, Daimi, Nesimi, Hayaloğlu, Dertli, Polat, Mahcubi, Mahbub, Haruni ve daha nice şair ve âşıkları severim.
MAHMUT ÇİÇEKDAĞI: Yazarken görüş alışverişinde bulunduğunuz kişiler oluyor mu?
MEHMET İSLAMİ: Hayır, bu hususta hiç kimseyle özel bir görüş alışverişimiz olmadı. Yazdıklarımı daha çok kendi gönül dünyamdan, birikimlerimden ve yaşadıklarımdan hareketle kaleme alıyorum.
MAHMUT ÇİÇEKDAĞI: Son olarak okurlarınıza ne söylemek istersiniz?
MEHMET İSLAMİ: Muhterem okuyucularımdan dileğim şudur: “İkra”, Allah’ın Celle Celâlühû ilk emridir. Yani okuyun. Fakat her şeyi de okumayın.
Rabbülâlemîn, insanın “çok cahil, çok zalim ve çok nankör” olabileceğini bildirir. İnsan okuduğu şeylerin tesirinde kalabilir. Bu nedenle iyi, doğru ve güzel olanı okuyun.
Bunlar insanı asliyetine kavuşturur. Bunun gerçekleşebilmesi ise Amentü’ye iman etmek ve onu yaşayabilmekle mümkündür.
Önce Allah’a itaat, sonra anne ve babaya itaat gerekir. Anne ve babanın gönlünü hoş tutmak, onların duasını almak insan için büyük bir nimettir.
Bütün okuyucularımıza tavsiyem; doğruyu, güzeli, iyiyi ve insanı hakikate ulaştıracak eserleri okumalarıdır.
MAHMUT ÇİÇEKDAĞI: Değerli görüşleriniz ve samimi cevaplarınız için teşekkür ediyorum.
MEHMET İSLAMİ: Ben teşekkür ederim. Allah hepimizden razı olsun. Es-Selâmü Aleyküm ve Rahmetullâhi ve Berakâtühû.
