Bazı günler vardır; üzerinden yıllar geçse de etkisi dinmez.
Takvimde sıradan bir tarih gibi görünür ama bir milletin yönünü belirler.
3 Mart 1924 böyle bir gündür.
O gün yalnızca kurumlar kaldırılmadı, yalnızca yasalar değişmedi.
Devletin karakteri netleşti, eğitimin yönü çizildi, toplumun ortak zemini belirlendi.
Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile eğitim birleştirildi.
Bu karar, yalnızca idari bir düzenleme değildi.
Eğitimde parçalanmışlığı sonlandırmak, herkesi aynı çatı altında buluşturmak demekti.
Çünkü ortak gelecek, ortak eğitimle kurulur.
Aynı gün hilafetin kaldırılması ve Şeriye ve Evkaf Vekâleti’nin lağvedilmesi ise devletin tercihini açıkça ortaya koydu: Yönetim, dini referansla değil hukuk zemininde yürütülecekti.
Bu tercih, inanca karşı değil; inancı devlet gücünün dışında tutarak herkes için güvence altına alma tercihiydi.
Laiklik burada bir slogan değil, bir dengeydi.
Farklı inançların, farklı yaşam biçimlerinin aynı ülke çatısı altında huzurla yaşayabilmesinin temeli.
Eğitim söz konusu olduğunda bu ilke daha da anlam kazanır.
Bir sınıfta yan yana oturan çocukların aileleri farklı olabilir. İnançları farklı olabilir. Hayata bakışları farklı olabilir. Ama devletin okulu, hepsine eşit mesafede durmalıdır.
3 Mart kararları, işte bu eşit mesafeyi mümkün kılan zemini oluşturdu.
Kız çocuklarının eğitimde eşit hakka sahip olması da aynı dönüşümün parçasıydı. Çünkü modern bir toplum, yarısını geride bırakarak ilerleyemez.
Bugün geriye dönüp baktığımızda 3 Mart’ı yalnızca tarih kitabının bir sayfası olarak okumak eksik kalır. O gün alınan kararlar, Cumhuriyet’in yön haritasıdır.
Anayasamızın 174. maddesiyle inkılap kanunlarının korunması, bu yönün tesadüf olmadığını gösterir. Bu, geçmişe duyulan nostaljik bir bağlılık değil; devletin temel niteliğine sahip çıkma iradesidir.
3 Mart, bir ideolojik tercih değil; bir medeniyet tercihidir.
Bir milletin nasıl yönetileceği, çocuklarının nasıl yetiştirileceği ve devletin hangi zeminde duracağı o gün netleşmiştir.
Ve bugün hâlâ aynı soru önümüzde duruyor:
Bir toplumun geleceği neye dayanarak inşa edilecek?
Eğer eğitim eşit, bilimsel ve tarafsız bir zemin üzerinde yükselirse;
gelecek de o kadar sağlam olur.
3 Mart’ı hatırlamak, geçmişi yüceltmek değil;
hangi yolda yürüdüğümüzü unutmamaktır.
Cengiz ÇETİK-Yazar/Şair/Eğitimici