Mesut KARAKOYUNLU - Emekli Öğretmen
Köşe Yazarı
Mesut KARAKOYUNLU - Emekli Öğretmen
 

MUTLULUK ÜZERİNE 2

  Dünya Mutluluk Raporu'na göre geçen yıl 93. sırada olan Türkiye, bu yıl 149 ülke arasında 98. sıraya geriledi. Ne değişti de dünyanın en mutsuz ülkeri arasına düşürüldük? Bu sorunun yanıtı bulmak için üretim durumumuza bakmak gerekiyor. Yakın bir zamana kadar tarımda kendi kendine yeten ender ülkelerden biri iken; Ne oldu da; Patetesten soğana, pirinçten mercimeğe, üretebildiğimiz her ürünü ithal eder hale getirildik. Köylüyü, üreticiyi toprağa küstürdük, üretimden uzaklaştırdık. Özelleştirilen fabrikalarımızı kapattık, arazilerini arsa rantına açtık, üretim yapan verimli topraklarımızı çevre yollarıyla asfaltlarken, kenarlarındaki toprakları konuta açtık, üretim alanlarını beton bloklarla kapattık. Sanki betonla karnımızı doyuracağız!.. Tabii ki doyuramadık! Üretim düşüklüğü işsizliği, işsizlik yoksulluğu, yokslluk açlığı, açlık toplumsal memnuniyetsizliği ve buna bağlı olarak mutsuzluğu doğurdu. Bu, insanlarımızı, özellikle de gençlerimizi ülkesine küstürdü. Kiminle konuşsan refah düzeyi yüksek bir ülkede yaşama isteğini ifade eder oldu. NEDEN? NEDEN? NEDEN? Bunun yanıtını ekonomi bilimi ve dünya tecrübesi veriyor; ülkede üretim yoksa toplum işsiz, yoksul, aç ve mutsuzdur. Otaçağ'dan bir örnekle konuyu açmak istiyorum: Voltaire'in "Candide" adlı eserini okudunuz mu, bilmiyorum... Okumayanlara özetini anlatayım. Kitapta; ortaçağ Avrupa'sında soylu bir aileden gelen genç ve her şeyden habersiz Candide, Alman düşünürü Leibniz'in felsefesini temsil eden Panglos ve sağduyunun temsilcisi filozof Martin'le dünyayı dolaşırlar. Aradıkları mutluluktur! Ama gezdikleri her yerde; ilkellik, yoksulluk, haksızlık,hırsızlık, savaşlar, kan, gözyaşı, yağma ve talan yetmiyor gibi salgın hastalıklarla da karşılaşırlar. Tüm bunlar, sanki Avrupa'nın kaderi... Maceralı bir yolculuk sırasında aradıklarını bulamamışlardır. Sonunda, yorgun ve karamsar bir şekilde, yolları İstanbul'a düşer. İstanbul sokaklarında dolaşırken, düzayak, tek katlı evlerinin önünde oturan yaşlı bir çift görürler. Geziye çıktıklarından bu yana ilk defa, gözlerinin içi gülen mutlu ve huzurlu insanlarla karşılaşmışlardır. Yaşlı çift bunları, 'açsınızdır' diyerek.. bir şeyler ikram etmek için evlerine davet eder. Candide, sunulanları yerken, yaşlı çifte, " Biz dünyayı gezdik, ama sizler gibi mutlu insanlara hiç rastlamadık, bunun sırrı nedir, diye sorar. Aldığı yanıt; "bakın, evimizin önünde küçük bir bahçe var.Biz burada, karı koca meyve ve sebze üretiyoruz, ürettiklerimizin fazlasını da çevremizdeki insanlarla paylaşıyoruz." Candide, Arşimet gibi "buldum buldum" diye bağırmamıştır ama mutlulukla üretim arasında ilişkiyi anlamış, aradıklarını bulmuştur. Ülkemizde üretimsizlik bir avuç insanı zengin ederken milyonları yoksul ve mutsuz yaptı. Biz bunu anlayabildik mi? Hayır!!! Tüm bunlar olurken biz ne yaptık o zaman!? Asıl sorun bu mu ne!? Mesut Karakoyunlu
Ekleme Tarihi: 21 Mart 2024 - Perşembe

MUTLULUK ÜZERİNE 2

 
Dünya Mutluluk Raporu'na göre geçen yıl 93. sırada olan Türkiye, bu yıl 149 ülke arasında 98. sıraya geriledi.
Ne değişti de dünyanın en mutsuz ülkeri arasına düşürüldük?
Bu sorunun yanıtı bulmak için üretim durumumuza bakmak gerekiyor.
Yakın bir zamana kadar tarımda kendi kendine yeten ender ülkelerden biri iken;
Ne oldu da;
Patetesten soğana, pirinçten mercimeğe, üretebildiğimiz her ürünü ithal eder hale getirildik.
Köylüyü, üreticiyi toprağa küstürdük, üretimden uzaklaştırdık.
Özelleştirilen fabrikalarımızı kapattık, arazilerini arsa rantına açtık, üretim yapan verimli topraklarımızı çevre yollarıyla asfaltlarken, kenarlarındaki toprakları konuta açtık, üretim alanlarını beton bloklarla kapattık.
Sanki betonla karnımızı doyuracağız!..
Tabii ki doyuramadık!
Üretim düşüklüğü işsizliği, işsizlik yoksulluğu, yokslluk açlığı, açlık toplumsal memnuniyetsizliği ve buna bağlı olarak mutsuzluğu doğurdu.
Bu, insanlarımızı, özellikle de gençlerimizi ülkesine küstürdü.
Kiminle konuşsan refah düzeyi yüksek bir ülkede yaşama isteğini ifade eder oldu.
NEDEN? NEDEN? NEDEN?
Bunun yanıtını ekonomi bilimi ve dünya tecrübesi veriyor; ülkede üretim yoksa toplum işsiz, yoksul, aç ve mutsuzdur.
Otaçağ'dan bir örnekle konuyu açmak istiyorum:
Voltaire'in "Candide" adlı eserini okudunuz mu, bilmiyorum...
Okumayanlara özetini anlatayım.
Kitapta; ortaçağ Avrupa'sında soylu bir aileden gelen genç ve her şeyden habersiz Candide, Alman düşünürü Leibniz'in felsefesini temsil eden Panglos ve sağduyunun temsilcisi filozof Martin'le dünyayı dolaşırlar.
Aradıkları mutluluktur!
Ama gezdikleri her yerde; ilkellik, yoksulluk, haksızlık,hırsızlık, savaşlar, kan, gözyaşı, yağma ve talan yetmiyor gibi salgın hastalıklarla da karşılaşırlar.
Tüm bunlar, sanki Avrupa'nın kaderi...
Maceralı bir yolculuk sırasında aradıklarını bulamamışlardır.
Sonunda, yorgun ve karamsar bir şekilde, yolları İstanbul'a düşer.
İstanbul sokaklarında dolaşırken, düzayak, tek katlı evlerinin önünde oturan yaşlı bir çift görürler.
Geziye çıktıklarından bu yana ilk defa, gözlerinin içi gülen mutlu ve huzurlu insanlarla karşılaşmışlardır.
Yaşlı çift bunları, 'açsınızdır' diyerek.. bir şeyler ikram etmek için evlerine davet eder.
Candide, sunulanları yerken, yaşlı çifte, " Biz dünyayı gezdik, ama sizler gibi mutlu insanlara hiç rastlamadık, bunun sırrı nedir, diye sorar. Aldığı yanıt; "bakın, evimizin önünde küçük bir bahçe var.Biz burada, karı koca meyve ve sebze üretiyoruz, ürettiklerimizin fazlasını da çevremizdeki insanlarla paylaşıyoruz."
Candide, Arşimet gibi "buldum buldum" diye bağırmamıştır ama mutlulukla üretim arasında ilişkiyi anlamış, aradıklarını bulmuştur.
Ülkemizde üretimsizlik bir avuç insanı zengin ederken milyonları yoksul ve mutsuz yaptı.
Biz bunu anlayabildik mi?
Hayır!!!
Tüm bunlar olurken biz ne yaptık o zaman!?
Asıl sorun bu mu ne!?
Mesut Karakoyunlu
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seckinhabertv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.