Yıl 2011...
İzmir Büyükşehir Belediyesi...
Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu...
İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne iki operasyon düzenlendi.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun da aralarında bulunduğu 130 belediye çalışanı gözaltına alındı.
İddia:
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde organize suç örgütü oluşturarak ihaleye fesat karıştırma ve görevi kötüye kullanma gibi suçların işlenmesi....
Bu iddia ile hakim önüne çıkarılan 130 sanıktan 17'sinin tutuklanması, Başkan Aziz Kocaoğlu ve diğer belediye çalışanlarının dışarıdan yargılanmasına karar verildi.
Daha iddianame hazırlanmadan CHP'li belediye başkanı ve çevresi menfaat örgütü oluşturarak belediyeyi soydular, halkın parasını çaldılar, varlıkları yağmaladıllar yaygarası, iddiaları iddia olmaktan çıkardı, sanıkları suçlu ilan etti, bu suçluluğu da mahkemenin dışında hükme dönüştürdü
Böylece hukukun ırzına geçilerek, zanlı, suçu mahkeme kararıyla ispat edilmedikce masumdur ilkesi ayaklar altına alındı.
Bu atmosferde, ilgili savcılık tarafından hazırlanan yüzlerce sayfalık iddianame kabul edildi ve belediye başkanına 397 yıl hapis istemi ile mahkeme süreci başladı.
Bu sürede sanıklara, yandaş kampanya ile toplum içinde suçlu etiketi yapıştırıldı, itibarları yerle bir edildi.
Ya mahkeme bu insanları masum görürse diye düşünülmedi.
Düşünenler de suç ortağı olarak yaftalandı.
Dava 6 yıl sürdü.
130 sanıklı davanın son duruşması, Aralık 2017 tarihinde 7'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapıldı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun “örgüt lideri” iddiasıyla yargılandığı ve 397 yıl hapsinin istendiği bu dava, tüm sanıkların beraatıyla sonuçlandı.
Bu davanın, İzmir’e ve İzmir halkının iradesine karşı bir kumpas organizasyonu olarak tarihe geçtiğini belirten avukatlar, “Bu beraat kararı, ihalelerde değil asıl iddianamede fesat olduğunu ortaya çıkarmıştır" dediler.
Yüzlerce sayfalık iddianame üzerinden 397 hapis cezası ile yargılanan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ve 130 belediye çalışanı davanın göçmesiyle aklandılar.
Hüküm giymeden suçlu ilan edilenlerin aileleri ile birlikte yaşadıkları zulmü onlara yaşatanlar, varsa, vicdanları dışında hesaba çekilmediler, hiçbir şey olmamış gibi ortalıkta dolaşıyorlar.
Anlaşılan, kötülük, yapana kâr kaldı.
Şimdi de benzer bir süreci İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Başkanı Ekrem İmamoğlu davasında da mı yaşayacağız ne?
Mesut Karakoyunlu