Mesut KARAKOYUNLU - Emekli Öğretmen
Köşe Yazarı
Mesut KARAKOYUNLU - Emekli Öğretmen
 

CUMHURİYET MİTİNGLERİNDEN GEZİ'YE BİR DEĞERLENDİRME...

Siyah beyaz fotoğraftaki hâkim tek renk, diğer renklerden kendini ayırmış, ayrımcı bir yaklaşımla başka bir rengin aralarına girmelerine izin vermemiş, böylece tüm diğer renkleri düşmanlaştırarak, kendi içinde azınlığı barındırmayan bir çoğunluluk oluşturmuştur. Ancak tek düzeliğe dayalı edilgenliği, yaratıcılığını yok etmiş, kendini yeniden üretemeyen hantal bir yığına dönüşmüştür. Güçlü değil, yığınsallığın verdiği görüntü de etkili değildir. Ben bu görüntüyü, birbirinden farkı olmayan milyonları alanlara toplayan Cumhuriyet mitinglerine benzetiyorum. Çünkü Cumhuriyet mitingleri, Cumhuriyeti ve ulusal heyecanı demokrasi ile buluşturamayan ve de ülkeye yayamayan bir tekçiliği yansıtıyordu. Ben varsam Cumhuriyet var benciliğiydi bu... Bunun için 2, 3, hatta Ankara’da 4 milyon Cumhuriyetçi, Cumhuriyet duygusunu kendi yığınsallığının dışında 80 milyona yansıtamadı.   Bunun farkında olan iktidar,  büyük kentleri inleten ezber sloganlardan, hepsi birbirinin aynısı yığınlardan hiç mi hiç tedirginlik duymadı. Aradan geçen 14 yıl içerisinde Cumhuriyet mitinglerinden hiç söz edilmedi, unutuldu gitti. Bana göre, Cumhuriyet mitingleri, inanılmaz yığınsallığına rağmen amacına ulaşamadı. Buna karşılık, Gezi direnişi, aradan 8 yıl geçmesine rağmen hiç unutulmadı, iktidarın korkulu rüyası olarak sürüyor. Çünkü Gezi tek bir kesimin sahiplenip geliştirdiği bir direniş değil, mahallemle, kasabamla, kentimle ve ülkemle ilgili konularda benim de söz hakkım var ortaklığında bir araya gelen farklı kesimlerden oluşan yurdum insanlarının bir tepkisiydi. Yani ülkenin tüm renkleriyle bir araya gelen çoğulcu bir kitlesellikti, tıpkı ekteki çok renkli fotoğrafın gücünü ve etkisini taşıyan... Bu nedenle İstanbul’da başlayan bu barışçıl eylem yurdun dört bir tarafından destek ve gördü. İktidarın kâbusu ve oldu.  Mahkemelerde aklanan Gezi davalıları, yeni iddianamelerle tekrar tekrar açılarak, haksızlık ve hukuksuzluklara karşı olabilecek itiraz ve direnişlerinin önü kesilmek isteniyor. Artık çağımız teklik çağı değil, farklı düşüncelerin ortak akılla birlikte hareket ettikleri çoğulcu güç çağı… Bunun için önümüzdeki seçimlerde "tek başına Kurtuluş yok, ya hep beraber ya hiçbirimiz...' sloganı haklı bir şiar olarak önümüzdeki sürece damgasını vuracak gibi görünüyor. Mesut Karakoyunlu
Ekleme Tarihi: 08 Aralık 2021 - Çarşamba

CUMHURİYET MİTİNGLERİNDEN GEZİ'YE BİR DEĞERLENDİRME...

Siyah beyaz fotoğraftaki hâkim tek renk, diğer renklerden kendini ayırmış, ayrımcı bir yaklaşımla başka bir rengin aralarına girmelerine izin vermemiş, böylece tüm diğer renkleri düşmanlaştırarak, kendi içinde azınlığı barındırmayan bir çoğunluluk oluşturmuştur. Ancak tek düzeliğe dayalı edilgenliği, yaratıcılığını yok etmiş, kendini yeniden üretemeyen hantal bir yığına dönüşmüştür. Güçlü değil, yığınsallığın verdiği görüntü de etkili değildir.

Ben bu görüntüyü, birbirinden farkı olmayan milyonları alanlara toplayan Cumhuriyet mitinglerine benzetiyorum. Çünkü Cumhuriyet mitingleri, Cumhuriyeti ve ulusal heyecanı demokrasi ile buluşturamayan ve de ülkeye yayamayan bir tekçiliği yansıtıyordu. Ben varsam Cumhuriyet var benciliğiydi bu... Bunun için 2, 3, hatta Ankara’da 4 milyon Cumhuriyetçi, Cumhuriyet duygusunu kendi yığınsallığının dışında 80 milyona yansıtamadı.   Bunun farkında olan iktidar,  büyük kentleri inleten ezber sloganlardan, hepsi birbirinin aynısı yığınlardan hiç mi hiç tedirginlik duymadı. Aradan geçen 14 yıl içerisinde Cumhuriyet mitinglerinden hiç söz edilmedi, unutuldu gitti. Bana göre, Cumhuriyet mitingleri, inanılmaz yığınsallığına rağmen amacına ulaşamadı.

Buna karşılık, Gezi direnişi, aradan 8 yıl geçmesine rağmen hiç unutulmadı, iktidarın korkulu rüyası olarak sürüyor.

Çünkü Gezi tek bir kesimin sahiplenip geliştirdiği bir direniş değil, mahallemle, kasabamla, kentimle ve ülkemle ilgili konularda benim de söz hakkım var ortaklığında bir araya gelen farklı kesimlerden oluşan yurdum insanlarının bir tepkisiydi. Yani ülkenin tüm renkleriyle bir araya gelen çoğulcu bir kitlesellikti, tıpkı ekteki çok renkli fotoğrafın gücünü ve etkisini taşıyan...

Bu nedenle İstanbul’da başlayan bu barışçıl eylem yurdun dört bir tarafından destek ve gördü. İktidarın kâbusu ve oldu. 

Mahkemelerde aklanan Gezi davalıları, yeni iddianamelerle tekrar tekrar açılarak, haksızlık ve hukuksuzluklara karşı olabilecek itiraz ve direnişlerinin önü kesilmek isteniyor.

Artık çağımız teklik çağı değil, farklı düşüncelerin ortak akılla birlikte hareket ettikleri çoğulcu güç çağı…

Bunun için önümüzdeki seçimlerde "tek başına Kurtuluş yok, ya hep beraber ya hiçbirimiz...' sloganı haklı bir şiar olarak önümüzdeki sürece damgasını vuracak gibi görünüyor.

Mesut Karakoyunlu

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seckinhabertv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.