Atam,
Cumhuriyetciler olarak biz, sana olan sevgi ve saygıyı bilince dönüştüremedik, şekilde kaldık, söylediklerinin neleri hedeflediğini anlayamadık, anlamak için de çaba harcamadık.
İmkansızı başararak kurduğun Cumhuriyet ve değerlerini geliştirip, demokratikleştiremediğimiz için koruyamadık.
Bu yüzden Cumhuriyeti gerçek Cumhuriyet yapan değerlerini, kurduğun Cumhuriyret'in imkanlarıyla iktidar olan zihniyet bir bir işlevsizleştiriyor artık...
Oluşturulan tek adam yönetiminde bu duruma muhalefet etmek her geçen gün zorlaşıyor. Barışcıl gösteriler, demokratik direnişler hainleştirilip; şiddet, gözaltı ve tutuklamalarla sindirilmeye çalışılıyor.
Bu baskı ve şiddet ortamı, bize ne kadar kıymetli bir rejim bıraktığını anlamamızı sağladı.
Açtığın yolun, askerin değil, demokrasinin gücüyle korunabileceğini, geç te olsa öğretti bize...
Sana olan sevgi ve saygının ortaya koyduğu kitlesellik, iktidarı destekleyen destekleyenlerden eksik değil hatta daha da fazla olduğunu gösterdi.
Bu potansiyelin ortaya koyacağı güçlü irade çağın demokratik değerleriyle çatışan tek adam rejiminin yerine demokrasi taşlarıyla örülmüş Cumhuriyet kalesini dikecektir.
Birçok yurttaş gibi buna inancım tam!
Ancak, dağınık görüntü veren muhalefet cephesinin demokrasi cephesine dönüştürülmesi koşuluyla...
Aramızdan ayrılışınızın 87. yılında ülkede yaşananlar ve hızla gelişen yeniden diriliş iradesi işte tam bu!
Bu irade ve umut daha da büyüyecektir, buna inanıyor Seni şükranla ve saygıyla anıyorum.
Mesut Karakoyunlu