Mesut KARAKOYUNLU - Emekli Öğretmen
Köşe Yazarı
Mesut KARAKOYUNLU - Emekli Öğretmen
 

68 RUHUNDAN GEZİ RUHUNA...

68 kuşağı yani bizim kuşakta eşitlikçi ve özgürlükçü duygular çok güçlüydü, 80 sonrası kuşaklarda baskılanan...  27 Mayıs 1960 darbesinin hedeflerinin ötesinde demokratik bir açılıma sahip  1961 Anayasası'nın özgürlükçü ve eşitlikçi ortamından beslendik. Demokrasi ve insan haklarının ön plana çıkarıldığı Anayasal bir sürecin ikliminde yetiştik; öğretmen olduk, avukat, hakim, savcı olduk, hastanelerde  doktor, hemşire, hasta bakıcı, çalışan olduk, mimar  mühendis olduk. Devlet dairelerinde amir, memur olduk, hizmetli olduk. Fabrikalarda işçi, teknisyen olduk, tarlalarda ziraatcı, ırgat olduk. Hep ezilenin yanında olduk, ezenin karşısında durduk; herzaman  emek en büyük değerimiz oldu... İşlerimiz farklı olsa da yoktu birbirimizden farkımız, ilişkilerimizde hepimiz eşit, hepimiz insandık, tarım din toplum yapısının katı kuralları ve dayatmalarına rağmen... Bağımsızlıkçı ve anti emperyalistik. Yurtta barış dünyada barış, şiarımızdı. Kökenlerimizi sorgulamazdık, inançlarımızı görmezdik. Çünkü; sadece birlikte yaşayabileceğimiz adil, demokratik ve hakça bir düzen istiyorduk. Bu nedenle okuyor okutuyor, öğreniyor öğretiyorduk. Ülke sorunlarına kafa yoruyor, çözümler üretiyor, önerilerimizi halkla paylaşıyorduk, egemenlerin baskı ve tehditlerine karşın yolumuzda yürüyorduk. 68 kuşağı ruhu işte böyle bir şeydi! Ne zamana kadar?  Toplum ayrıştırılıp, düşmanlaştırılıncaya ve bunları takip eden darbelerle toplumsal uyanış işkence ve idamlarla bastırılıncaya kadar... Sonra mı? Hızla gericileşen bir Türkiye... Tek kutuplu bir dünya... Bu dünya ile uyumlu tek adam yönetimi.. Sürdürülebilir mi? Kesinlikle hayır! Diyalektik boş durmuyor, süreç karşıtını büyütüyor. Karşıtı mı? Gezi kuşağı; mahallemizle, kentimizle, ülkemizle ilgili alınan kararlarda bizim de sözümüz olacak, bizi yok sayarak bu ülkeyi yönetemezsiniz, çünkü biz halkız diyen... Yalanlarla, iftiralarla karartamadıkları bu ruha bugünlerde neden saldırılıyor dersiniz? Türkiye, tek adam rejiminden, çoğulcu demokratik rejimle kurtulmanın  sancılarını yaşıyor  ondan mı ne? Mesut Karakoyunlu Mesut Karakoyunlu
Ekleme Tarihi: 01 Aralık 2021 - Çarşamba

68 RUHUNDAN GEZİ RUHUNA...


68 kuşağı yani bizim kuşakta eşitlikçi ve özgürlükçü duygular çok güçlüydü, 80 sonrası kuşaklarda baskılanan... 
27 Mayıs 1960 darbesinin hedeflerinin ötesinde demokratik bir açılıma sahip  1961 Anayasası'nın özgürlükçü ve eşitlikçi ortamından beslendik. Demokrasi ve insan haklarının ön plana çıkarıldığı Anayasal bir sürecin ikliminde yetiştik; öğretmen olduk, avukat, hakim, savcı olduk, hastanelerde  doktor, hemşire, hasta bakıcı, çalışan olduk, mimar  mühendis olduk. Devlet dairelerinde amir, memur olduk, hizmetli olduk. Fabrikalarda işçi, teknisyen olduk, tarlalarda ziraatcı, ırgat olduk. Hep ezilenin yanında olduk, ezenin karşısında durduk; herzaman  emek en büyük değerimiz oldu...

İşlerimiz farklı olsa da yoktu birbirimizden farkımız, ilişkilerimizde hepimiz eşit, hepimiz insandık, tarım din toplum yapısının katı kuralları ve dayatmalarına rağmen...

Bağımsızlıkçı ve anti emperyalistik.
Yurtta barış dünyada barış, şiarımızdı.
Kökenlerimizi sorgulamazdık, inançlarımızı görmezdik.
Çünkü; sadece birlikte yaşayabileceğimiz adil, demokratik ve hakça bir düzen istiyorduk.
Bu nedenle okuyor okutuyor, öğreniyor öğretiyorduk.
Ülke sorunlarına kafa yoruyor, çözümler üretiyor, önerilerimizi halkla paylaşıyorduk, egemenlerin baskı ve tehditlerine karşın yolumuzda yürüyorduk.
68 kuşağı ruhu işte böyle bir şeydi!
Ne zamana kadar? 
Toplum ayrıştırılıp, düşmanlaştırılıncaya ve bunları takip eden darbelerle toplumsal uyanış işkence ve idamlarla bastırılıncaya kadar...
Sonra mı?
Hızla gericileşen bir Türkiye...
Tek kutuplu bir dünya...
Bu dünya ile uyumlu tek adam yönetimi..
Sürdürülebilir mi?
Kesinlikle hayır!
Diyalektik boş durmuyor, süreç karşıtını büyütüyor.
Karşıtı mı?
Gezi kuşağı; mahallemizle, kentimizle, ülkemizle ilgili alınan kararlarda bizim de sözümüz olacak, bizi yok sayarak bu ülkeyi yönetemezsiniz, çünkü biz halkız diyen...
Yalanlarla, iftiralarla karartamadıkları bu ruha bugünlerde neden saldırılıyor dersiniz?
Türkiye, tek adam rejiminden, çoğulcu demokratik rejimle kurtulmanın  sancılarını yaşıyor  ondan mı ne?
Mesut Karakoyunlu

Mesut Karakoyunlu

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seckinhabertv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.