Mahmut ÇİÇEKDAĞI - Şair,Yazar
Köşe Yazarı
Mahmut ÇİÇEKDAĞI - Şair,Yazar
 

Ekranlarda Şiddet, Evlerde Çöküş

Bir toplum kendini en çok nerede ele verir biliyor musunuz? Evinde ne izlediğiyle. Televizyon, internet ve sosyal medya… Hayatımızı kolaylaştırması gereken bu araçlar, bugün yanlış ve denetimsiz kullanıldığında toplumsal yapıyı bozan en güçlü unsurlardan biri hâline geldi. Özellikle mafya dizileri, şiddeti normalleştiren yapımlar ve kontrolsüz internet kullanımı, Türk aile yapısını sessizce ama derinden sarsıyor. Bugün çocukların çocukları öldürdüğü bir ülkede yaşıyorsak, bunun sebeplerini sadece sokakta aramak büyük bir yanılgıdır. Çocuk Cinayetleri Tesadüf Değil İzmir’de 14 yaşındaki H.Ç.Ç., tam 168 bıçak darbesiyle hayatını kaybetti. Mattia Ahmet Minguzzi, bit pazarında 15 yaşındaki bir çocuk tarafından beş kez bıçaklanarak öldürüldü. Atlas Çağlayan, “yan bakma” tartışması sonucu yaşıtı tarafından hayattan koparıldı. Bu olaylar münferit değil. Bunlar; şiddetin, gücün ve suçun yıllardır ekranlarda “normal”, hatta “cool” gösterilmesinin bir sonucudur. Akşam televizyonlarda sokak ortasında işlenen cinayetler izleniyor, ertesi gün benzeri sahneler gerçek hayatta yaşanıyor. Ekran, artık sadece yansıtmıyor; şekillendiriyor. Ekran Masum Değil Araştırmalar açıkça gösteriyor ki diziler ve dijital içerikler, özellikle çocuklar ve gençler üzerinde derin psikolojik izler bırakıyor. Çocuk dünyasına ait olmayan birçok kavram, ekranlar aracılığıyla çocukların zihnine erkenden yerleşiyor. Aşk, cinsellik, aldatma, para hırsı, şiddet… Bunların hepsi çocuk yaşta izleniyor, içselleştiriliyor. Masumiyetin yaşanması gereken çocukluk yılları, yetişkin dünyasının karanlığıyla örtülüyor. Çocuk çocuk gibi yaşayamıyor. Sonra büyüdüğünde öfkesini, korkusunu, boşluğunu yönetemiyor. Yaş Gruplarına Göre Tehlike 0–3 yaş: Ekrandaki görüntülerin beyin tarafından nasıl kodlandığı bilinmiyor. Bu yaş grubu için her ekran ciddi risk. 3–6 yaş: Kurgu ile gerçeği ayırt edemezler. Dizilerde gördükleri yalanı, şiddeti, suçu taklit ederler. 6–9 yaş: Dizinin kurgu olduğunu bilirler ama sık sık unuturlar. Taciz ve cinayet sahneleri bu yaşta travma yaratır. 9–12 yaş: Ait olma isteği artar. Dizilerdeki gruplaşmalar çocukları keskin kamplara ayırır. 12 yaş ve üzeri: Mafya, güç, silah, alkol, madde kullanımı ve cinsellik cazip hale gelir. Aile kavramı zedelenir, zina sıradanlaştırılır, suç romantize edilir. Sadece Çocuklar Değil, Büyükler de Tehlikede Sabah kuşağı programları güven duygusunu yok ediyor. Yemek ve ev programları toplumda statü yarışı yaratıyor. Mahremiyet ortadan kalkıyor, ahlaki sınırlar bulanıklaşıyor. Hepimiz, televizyon ve telefon ekranlarında sunulan hayatların mahkûmu olmaya başladık. Kendi benliğimizi, kültürümüzü ve aile bağlarımızı kaybediyoruz. Bu sadece bir alışkanlık değil; bir benlik kaybıdır. RTÜK ve Toplum Nerede? Şiddeti, aldatmayı, mafyayı ve sokak infazlarını normalleştiren içerikler yıllardır ekranlarda. İnancımıza, kültürümüze ve insan onuruna aykırı yayınlar karşısında ciddi bir duruş sergilenmiyor. Sonra dönüp “Nerede o eski günler?” diyoruz. Ama kimse dur demiyor. RTÜK artık seyirci kalmamalı. Aileler “bize ne” demekten vazgeçmeli. Herkes kendi evinde, kendi çevresinde bir farkındalık oluşturmalı. Bir yerde durmamız gerekiyor. Çünkü bu gidişat sadece ekranları değil, evlerimizi ve geleceğimizi karartıyor. Mahmut ÇİÇEKDAĞI-Yazar/Şair
Ekleme Tarihi: 25 Ocak 2026 -Pazar

Ekranlarda Şiddet, Evlerde Çöküş

Bir toplum kendini en çok nerede ele verir biliyor musunuz?

Evinde ne izlediğiyle.

Televizyon, internet ve sosyal medya… Hayatımızı kolaylaştırması gereken bu araçlar, bugün yanlış ve denetimsiz kullanıldığında toplumsal yapıyı bozan en güçlü unsurlardan biri hâline geldi. Özellikle mafya dizileri, şiddeti normalleştiren yapımlar ve kontrolsüz internet kullanımı, Türk aile yapısını sessizce ama derinden sarsıyor.

Bugün çocukların çocukları öldürdüğü bir ülkede yaşıyorsak, bunun sebeplerini sadece sokakta aramak büyük bir yanılgıdır.

Çocuk Cinayetleri Tesadüf Değil

İzmir’de 14 yaşındaki H.Ç.Ç., tam 168 bıçak darbesiyle hayatını kaybetti.
Mattia Ahmet Minguzzi, bit pazarında 15 yaşındaki bir çocuk tarafından beş kez bıçaklanarak öldürüldü.
Atlas Çağlayan, “yan bakma” tartışması sonucu yaşıtı tarafından hayattan koparıldı.

Bu olaylar münferit değil.
Bunlar; şiddetin, gücün ve suçun yıllardır ekranlarda “normal”, hatta “cool” gösterilmesinin bir sonucudur.

Akşam televizyonlarda sokak ortasında işlenen cinayetler izleniyor, ertesi gün benzeri sahneler gerçek hayatta yaşanıyor. Ekran, artık sadece yansıtmıyor; şekillendiriyor.

Ekran Masum Değil

Araştırmalar açıkça gösteriyor ki diziler ve dijital içerikler, özellikle çocuklar ve gençler üzerinde derin psikolojik izler bırakıyor. Çocuk dünyasına ait olmayan birçok kavram, ekranlar aracılığıyla çocukların zihnine erkenden yerleşiyor.

Aşk, cinsellik, aldatma, para hırsı, şiddet…
Bunların hepsi çocuk yaşta izleniyor, içselleştiriliyor.

Masumiyetin yaşanması gereken çocukluk yılları, yetişkin dünyasının karanlığıyla örtülüyor. Çocuk çocuk gibi yaşayamıyor. Sonra büyüdüğünde öfkesini, korkusunu, boşluğunu yönetemiyor.

Yaş Gruplarına Göre Tehlike

  • 0–3 yaş:
    Ekrandaki görüntülerin beyin tarafından nasıl kodlandığı bilinmiyor. Bu yaş grubu için her ekran ciddi risk.

  • 3–6 yaş:
    Kurgu ile gerçeği ayırt edemezler. Dizilerde gördükleri yalanı, şiddeti, suçu taklit ederler.

  • 6–9 yaş:
    Dizinin kurgu olduğunu bilirler ama sık sık unuturlar. Taciz ve cinayet sahneleri bu yaşta travma yaratır.

  • 9–12 yaş:
    Ait olma isteği artar. Dizilerdeki gruplaşmalar çocukları keskin kamplara ayırır.

  • 12 yaş ve üzeri:
    Mafya, güç, silah, alkol, madde kullanımı ve cinsellik cazip hale gelir. Aile kavramı zedelenir, zina sıradanlaştırılır, suç romantize edilir.

Sadece Çocuklar Değil, Büyükler de Tehlikede

Sabah kuşağı programları güven duygusunu yok ediyor.
Yemek ve ev programları toplumda statü yarışı yaratıyor.
Mahremiyet ortadan kalkıyor, ahlaki sınırlar bulanıklaşıyor.

Hepimiz, televizyon ve telefon ekranlarında sunulan hayatların mahkûmu olmaya başladık. Kendi benliğimizi, kültürümüzü ve aile bağlarımızı kaybediyoruz. Bu sadece bir alışkanlık değil; bir benlik kaybıdır.

RTÜK ve Toplum Nerede?

Şiddeti, aldatmayı, mafyayı ve sokak infazlarını normalleştiren içerikler yıllardır ekranlarda. İnancımıza, kültürümüze ve insan onuruna aykırı yayınlar karşısında ciddi bir duruş sergilenmiyor.

Sonra dönüp “Nerede o eski günler?” diyoruz.

Ama kimse dur demiyor.

RTÜK artık seyirci kalmamalı.
Aileler “bize ne” demekten vazgeçmeli.
Herkes kendi evinde, kendi çevresinde bir farkındalık oluşturmalı.

Bir yerde durmamız gerekiyor.
Çünkü bu gidişat sadece ekranları değil, evlerimizi ve geleceğimizi karartıyor.

Mahmut ÇİÇEKDAĞI-Yazar/Şair

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seckinhabertv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat giftcardmall/mygift islami chat islami sohbetler