Mahmut ÇİÇEKDAĞI - Şair,Yazar
Köşe Yazarı
Mahmut ÇİÇEKDAĞI - Şair,Yazar
 

Bölünmeye mi Gidiyoruz?

  Son yıllarda en çok duyduğumuz kelime “özgürlük.” Ama en az gördüğümüz şey ise sorumluluk. Sosyal medya, televizyon, yazılı ve görsel basın… Her gün yeni bir gündem. Bir gün ekonomi, bir gün din, bir gün Atatürk, bir gün ahlak, bir gün sansasyon. Kimisi yalan söylüyor. Kimisi hakaret ediyor. Kimisi çıplaklığı özgürlük diye sunuyor. Kimisi öfkeyi cesaret zannediyor. Ve biz bütün bunları izlerken farkında olmadan taraflara ayrılıyoruz. Çelişki Siyasetçiler bir yandan “Sosyal medyanın önüne geçilmeli” diyor, diğer yandan o mecralarda üretilen duygusal fırtınalardan besleniyor. Basın bir yandan toplumu sakinleştirmesi gerekirken, bazen en sert başlıklarla en büyük gerilimi üretiyor. Herkes bir şey savunuyor ama kimse birbirini dinlemiyor. Sınırlar Çiziyoruz İnsanları etiketliyoruz. Sen şu taraftansın, ben bu taraftan. Sen dindarsın, sen sekülersin. Sen milliyetçisin, sen özgürlükçüsün. Ama bu çizgiler büyüdükçe insanlık küçülüyor. Bir süre sonra mesele fikir olmaktan çıkıyor; kimlik kavgasına dönüşüyor. Ve biz asıl değerleri unutuyoruz: Adalet. Ahlak. Vicdan. Merhamet. Asıl Tehlike Bir toplum dışarıdan yıkılmaz. İçeriden çözülür. Kendi içinde güveni kaybederse, saygıyı yitirirse, ortak değerleri aşındırırsa bölünme başlar. Sosyal medya bir araçtır. Ama onu nasıl kullandığımız kaderimizi belirler. Özgürlük; başkasına hakaret etme serbestliği değildir. İfade özgürlüğü; değersizleşme hakkı değildir. Çözüm Nerede? Çözüm bağırmakta değil. Çözüm daha çok konuşmakta da değil. Çözüm; okumakta. Düşünmekte. Sakinleşmekte. Kur’an’ın ilk emri “Oku”dur. Bu yalnızca harf okumak değil, hayatı okumaktır. Ehl-i sünnet vel cemaat çizgisi dediğimiz yol da ölçüyü öğütler: Aşırılıktan uzak durmayı, dengeyi korumayı, birliği muhafaza etmeyi. Son Söz Televizyonu kapatmak zorunda değiliz. Sosyal medyayı terk etmek zorunda da değiliz. Ama onları bilinçle kullanmak zorundayız. Çünkü mesele platform değil, kalptir. Mesele gündem değil, yönümüzdür. Eğer kendimizi kaybedersek, kimliğimizi başkalarının tartışmasına bırakırsak, o zaman gerçekten bölünürüz. Ama aklımızı, ahlakımızı ve imanımızı korursak, hiçbir gürültü bizi dağıtamaz. Soru şu: Gerçekten bölünmeye mi gidiyoruz, yoksa biraz sakinleşip yeniden toparlanabilecek miyiz? Cevap, başkalarında değil; bizde. Mahmut ÇİÇEKDAĞI- Yazar/Şair
Ekleme Tarihi: 26 Şubat 2026 -Perşembe

Bölünmeye mi Gidiyoruz?

 

Son yıllarda en çok duyduğumuz kelime “özgürlük.”
Ama en az gördüğümüz şey ise sorumluluk.

Sosyal medya, televizyon, yazılı ve görsel basın… Her gün yeni bir gündem.
Bir gün ekonomi, bir gün din, bir gün Atatürk, bir gün ahlak, bir gün sansasyon.

Kimisi yalan söylüyor.
Kimisi hakaret ediyor.
Kimisi çıplaklığı özgürlük diye sunuyor.
Kimisi öfkeyi cesaret zannediyor.

Ve biz bütün bunları izlerken farkında olmadan taraflara ayrılıyoruz.

Çelişki

Siyasetçiler bir yandan “Sosyal medyanın önüne geçilmeli” diyor,
diğer yandan o mecralarda üretilen duygusal fırtınalardan besleniyor.

Basın bir yandan toplumu sakinleştirmesi gerekirken,
bazen en sert başlıklarla en büyük gerilimi üretiyor.

Herkes bir şey savunuyor ama kimse birbirini dinlemiyor.

Sınırlar Çiziyoruz

İnsanları etiketliyoruz.
Sen şu taraftansın, ben bu taraftan.
Sen dindarsın, sen sekülersin.
Sen milliyetçisin, sen özgürlükçüsün.

Ama bu çizgiler büyüdükçe insanlık küçülüyor.

Bir süre sonra mesele fikir olmaktan çıkıyor; kimlik kavgasına dönüşüyor.
Ve biz asıl değerleri unutuyoruz:

Adalet.
Ahlak.
Vicdan.
Merhamet.

Asıl Tehlike

Bir toplum dışarıdan yıkılmaz.
İçeriden çözülür.

Kendi içinde güveni kaybederse,
saygıyı yitirirse,
ortak değerleri aşındırırsa bölünme başlar.

Sosyal medya bir araçtır.
Ama onu nasıl kullandığımız kaderimizi belirler.

Özgürlük; başkasına hakaret etme serbestliği değildir.
İfade özgürlüğü; değersizleşme hakkı değildir.

Çözüm Nerede?

Çözüm bağırmakta değil.
Çözüm daha çok konuşmakta da değil.

Çözüm; okumakta.
Düşünmekte.
Sakinleşmekte.

Kur’an’ın ilk emri “Oku”dur.
Bu yalnızca harf okumak değil, hayatı okumaktır.

Ehl-i sünnet vel cemaat çizgisi dediğimiz yol da ölçüyü öğütler:
Aşırılıktan uzak durmayı,
dengeyi korumayı,
birliği muhafaza etmeyi.

Son Söz

Televizyonu kapatmak zorunda değiliz.
Sosyal medyayı terk etmek zorunda da değiliz.

Ama onları bilinçle kullanmak zorundayız.

Çünkü mesele platform değil, kalptir.
Mesele gündem değil, yönümüzdür.

Eğer kendimizi kaybedersek,
kimliğimizi başkalarının tartışmasına bırakırsak,
o zaman gerçekten bölünürüz.

Ama aklımızı, ahlakımızı ve imanımızı korursak,
hiçbir gürültü bizi dağıtamaz.

Soru şu:

Gerçekten bölünmeye mi gidiyoruz,
yoksa biraz sakinleşip yeniden toparlanabilecek miyiz?

Cevap, başkalarında değil; bizde.

Mahmut ÇİÇEKDAĞI- Yazar/Şair

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seckinhabertv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat giftcardmall/mygift bets10.buzz taraftarium24 taraftarium24 islami chat islami sohbetler