Ön Yargı..
Bir adamın bir tek oğlu varmış. Gün gelmiş, oğlunu evlendirmiş.
Eskiden Anadolu'nun köylerinde adetti; gelin sabah erkenden kalkar, evi süpürür, kahvaltıyı hazırlar, hayvanlarla ilgilenirdi.
Bir sabah gelin yine erkenden kalkmış, ev işlerini yaptıktan sonra ahıra gidip inekten süt sağmaya başlamış.
Tam o sırada şeytan uzaktan olanları izliyormuş.
Şeytan; kendi kendine, "Dur bakalım bunlarla biraz uğraşayım, şu buzağının ipini çözeyim de neler olacak görelim bakalım" demiş.
Gitmiş, buzağının ipini çözmüş.
Buzağı koşup annesini emmeye başlayınca gelin de elinin tersiyle hafifçe itivermiş.
İneğin gözünde ise bu, yavrusuna vurulmuş bir darbe olmuş.
Öfkelenen inek gelini boynuzlayıp yere sermiş; genç kadın oracıkta can vermiş.
Gürültüyü duyan kaynana ahıra koşmuş. İneğin boynuzunu kanlı, gelinini yerde kanlar içinde görünce öfkeyle, "Seni kötü hayvan! Daha doyamadığım gelinime nasıl kıyarsın sen!" diye bağırmış ve elindeki bıçağı ineğe saplamış. İnek de oracıkta ölmüş.
Bu kez ahırdan gelen sesler üzerine kayınbaba gelmiş.
Karısını elinde bıçakla, gelinini ve ineği cansız yerde görünce olanları anlamadan, "Sen ne yaptın, nasıl bir kadınsın?
Gelinimi, ineğimi acımadan nasıl öldürdün?" diye öfkeye kapılmış. Kenarda duran dirgeni almış ve karısına saplamış.
Kadın da orada can vermiş.
Gürültülü sesler ve bağrışmalar üzerine oğulları uyanmış. Ahıra koşmuş. Bir bakmış; karısı, annesi ve inek yerde...
Babasının elinde de kanlı bir dirgen...
Gördükleri oğlanı çılgına döndürmüş.
Hiçbir şey sormadan, "Sen nasıl bir babasın? İneğimi, eşimi, annemi acımadan nasıl öldürdün!" diye bağırarak eve koşup tüfeğini almış ve babasını vurmuş.
Sonra etrafına bakmış...
İneği ölü, karısı ölü, annesi ölü, babası ölü...
Dayanamamış. "Benim bu dünyada artık yaşamama sebep kalmadı" diyerek, tüfeği kendine çevirip tetiği çekmiş.
Ortalık soğuk bir sessizliğe bürünmüş.
Olan biteni uzaktan izleyen şeytan ise sırıtarak ortaya çıkmış ve, "Bakın şimdi bunca suçu dönüp benden bilecekler" demiş.
"Ben sadece bir buzağının ipini çözdüm. Gerisini öfke, acelecilik, önyargı ve düşünmeden verilen kararlar yaptı. Ama yine de bütün suçu bana yükleyecekler..."
İşte şeytanın (kötünün) en büyük hilesi budur.
Kendisi çoğu zaman sadece küçücük bir fitne atar; gerisini insanlar öfkeleriyle, önyargılarıyla ve akıllarını kullanmadan verdikleri kararlarla tamamlar.
Şeytanı ise esas istediği amaca ulaştırmış olur.
Saygılarımla