Anlatması tuhaf ama gerçekten; Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Trump’un ipe sapa sığacak bir tarafı kalmadı.
Normalde bu kadar çelişkili açıklamalar yapan birinin, ciddi şekilde psikolojik değerlendirmeden geçirilmesi gerektiğini düşünürsünüz.
Koca bir ülkenin başında, söylediği bir önceki sözle bir sonrakini yalanlayan, tutarlılığı olmayan bir yönetim anlayışı…
İnsan izlerken gülse mi, ciddiye mi alsa karar veremiyor.
Bir gün dediği, ertesi gün tutmuyor.
Aynı konuşmanın içinde bile kendi kendini çürüten bir tablo.
Komik desen komik değil, ciddi desen hiç değil.
Ama sonuçları?
İşte orası trajikomik değil, doğrudan trajedi.
Kendi ülkesinde kendisine yönelik bir suikast girişimi olduğu söyleniyor ama buna inanan bile yok.
Herkes ayrı bir teori peşinde. Çünkü güven yok, inandırıcılık yok.
İnsan ister istemez düşünüyor:
Bu kadar çelişki tesadüf mü, yoksa başlı başına bir düzen mi?
Daha da garibi, böyle bir tabloya rağmen bu kişi hâlâ o koltukta oturabiliyor.
Bu sadece bir kişinin meselesi değil; koskoca bir sistemin sorgulanması gereken bir durum.
Dünya adeta bir insanın iki dudağının arasına sıkışmış gibi.
Onun bir sözüyle piyasalar altüst oluyor, insanlar zenginleşiyor ya da iflas ediyor.
Adam ciddi ama alaylı.
Tehlikeli ama bir o kadar komik.
Gerçek gibi ama her dediği yalan, hep çelişkili.
Kendi ülkesinde yapılan araştırmalarda, konuşmalarının %68’inin yalan olduğu tespit edilmiş bir kişi.
Bir de bizim ülkede görev yapan büyükelçileri var.
Mesela “Barrak”… Adamın yüzüne baktığında, sanki kötülüklerinden dolayı yüzyıllar önce yerin yedi kat dibine hapsedilmiş de bir şekilde zincirlerini kırıp çıkmış gibi bir izlenim veriyor.
Dışarıdan bakınca iyi niyetli görünse de, ülkemize uygun yönetim şeklinin demokrasi değil, oligarşi olduğunu açıkça söylüyor.
Cahil, bilmiyor ki biz bundan 103 yıl önce Aziz Atamız Gazi Mustafa Kemal Atatürk sayesinde bu topraklara demokrasiyi ve Cumhuriyet’i kazandırdık.
Sizin demokrasi getireceğinizi söyleyerek işgal ettiğiniz ülkelerin hâli ortada; bunu görmediğimizi mi sanıyorsun?
Bu millet her şeyin farkında.
Sonuçta tablo şu:
Akıl ile izahı zor, mantık ile açıklaması daha da zor bir dönemden geçiyoruz.
Gülsek mi, kızsak mı, yoksa sadece izleyip ibret mi alsak…
İşte orası herkesin kendi muhasebesi.
Saygılarımla.
Kemal YAZAR