Cengiz ÇETİK- Yazar, Şair, Eğitimci
Köşe Yazarı
Cengiz ÇETİK- Yazar, Şair, Eğitimci
 

Saat 04.17’de Kırılan Hayat

  Bazı tarihler vardır; takvim yaprağı olmaktan çıkar, bir milletin hafızasına kazınır. 6 Şubat 2023 de onlardan biri. Saat 04.17… Uykuyla ölüm arasındaki o ince çizgide, on binlerce hayat aynı anda sarsıldı. O an yalnızca binalar yıkılmadı. Çocukların yarım kalan rüyaları, annelerin mutfakta bıraktığı yarım çay, babaların “yarın” diye ertelediği sözler de enkazın altında kaldı. Bir şehir değil, onlarca şehir sustu. Bir mahalle değil, bir ülkenin kalbi çatladı. Depremi yaşayanlar anlatamaz. Çünkü kelimeler yetmez. O sesi tarif edemezsin: Betonun çığlığı mıydı, insanların mı? Karanlıkta yankılanan “buradayım” sesleri hâlâ kulaklarda. Hâlâ uykuların arasında. Kaybolanlar var… Mezarı olmayanlar. Bir fotoğrafta kalanlar. Bir eşyaya, bir mont cebine, bir ayakkabıya sıkışıp kalan hatıralar. Ve geride kalanlar… Asıl mücadele belki de onlarla başladı. Ev yoktu, yol yoktu, düzen yoktu. Ama yine de bir tabak çorba paylaşıldı. Bir battaniye iki kişiye yettirildi. Bir enkazın başında, hiç tanımadığı bir insan için sabaha kadar bekleyenler oldu. Deprem, insanın en çıplak hâlidir. Ne makam kalır, ne unvan. Aynı soğukta titrersin, aynı karanlıkta korkarsın. Aylar geçti. Takvim ilerledi. Ama bazı saatler hâlâ 04.17’de duruyor. Çünkü acı, “zamanla geçer” denilen bir şey değildir. Acı, taşınır. Sessizce, her gün. Bugün anmak, sadece bir görev değil; bir borçtur. Unutmamak için değil sadece… Aynı acının tekrar yaşanmaması için. Kaybettiklerimize rahmetle, Geride kalanlara sabırla, O geceden sağ çıkanların omuzlarındaki görünmez yükü anlayarak… 6 Şubat’ı unutursak, Yalnızca ölenleri değil, İnsanlığımızı da kaybederiz. Cengiz ÇETİK
Ekleme Tarihi: 08 Şubat 2026 -Pazar

Saat 04.17’de Kırılan Hayat

 

Bazı tarihler vardır; takvim yaprağı olmaktan çıkar, bir milletin hafızasına kazınır.
6 Şubat 2023 de onlardan biri.
Saat 04.17…
Uykuyla ölüm arasındaki o ince çizgide, on binlerce hayat aynı anda sarsıldı.

O an yalnızca binalar yıkılmadı.
Çocukların yarım kalan rüyaları, annelerin mutfakta bıraktığı yarım çay, babaların “yarın” diye ertelediği sözler de enkazın altında kaldı.

Bir şehir değil, onlarca şehir sustu.
Bir mahalle değil, bir ülkenin kalbi çatladı.

Depremi yaşayanlar anlatamaz.
Çünkü kelimeler yetmez.
O sesi tarif edemezsin: Betonun çığlığı mıydı, insanların mı?
Karanlıkta yankılanan “buradayım” sesleri hâlâ kulaklarda.
Hâlâ uykuların arasında.

Kaybolanlar var…
Mezarı olmayanlar.
Bir fotoğrafta kalanlar.
Bir eşyaya, bir mont cebine, bir ayakkabıya sıkışıp kalan hatıralar.

Ve geride kalanlar…
Asıl mücadele belki de onlarla başladı.

Ev yoktu, yol yoktu, düzen yoktu.
Ama yine de bir tabak çorba paylaşıldı.
Bir battaniye iki kişiye yettirildi.
Bir enkazın başında, hiç tanımadığı bir insan için sabaha kadar bekleyenler oldu.

Deprem, insanın en çıplak hâlidir.
Ne makam kalır, ne unvan.
Aynı soğukta titrersin, aynı karanlıkta korkarsın.

Aylar geçti.
Takvim ilerledi.
Ama bazı saatler hâlâ 04.17’de duruyor.

Çünkü acı, “zamanla geçer” denilen bir şey değildir.
Acı, taşınır.
Sessizce, her gün.

Bugün anmak, sadece bir görev değil; bir borçtur.
Unutmamak için değil sadece…
Aynı acının tekrar yaşanmaması için.

Kaybettiklerimize rahmetle,
Geride kalanlara sabırla,
O geceden sağ çıkanların omuzlarındaki görünmez yükü anlayarak…

6 Şubat’ı unutursak,
Yalnızca ölenleri değil,
İnsanlığımızı da kaybederiz.

Cengiz ÇETİK

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seckinhabertv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat giftcardmall/mygift islami chat islami sohbetler