İnsanlık büyüyor olabilir…
Ama kalpler aynı hızla büyümüyor.
Son günlerde yaşanan olaylara bakınca insanın içine ağır bir soru oturuyor:
Ne oldu bize?
Neden bu kadar öfkeliyiz?
Neden bu kadar tahammülsüz olduk?
Neden insanlar artık birbirinin acısını hissetmekte zorlanıyor?
Dünyayı biz mi bu hale getirdik, yoksa dünya bizi mi kendine benzetti?
Bir haber görüyoruz.
Bir çocuk ağlıyor.
Bir öğretmen saldırıya uğruyor.
Bir insan hayatını kaybediyor…
Bir an üzülüyoruz.
Sonra başka bir görüntü geliyor.
Hayat devam ediyor.
İşte belki de çağımızın en büyük tehlikesi burada başlıyor:
Acıya alışıyoruz.
Eskiden insanlar birbirinin derdiyle daha çok ilgilenirdi.
Bir mahallede biri hastalansa herkes duyardı.
Bir evden cenaze çıksa sokak sessizleşirdi.
Şimdi ise aynı apartmanda yaşayan insanlar bile birbirini tanımıyor.
Kalabalık arttı.
Ama yakınlık azaldı.
İnsanlar birbirine daha çok bağlanmadı;
sadece birbirine daha çok maruz kaldı.
Sosyal medya bize her şeyi gösterdi.
Ama her şeyi görmek, her şeyi hissetmek anlamına gelmedi.
Tam tersine…
Sürekli öfke gören bir toplum, zamanla öfkeye alıştı.
Sürekli hakaret gören insanlar, saygısızlığı sıradan sanmaya başladı.
Ve en kötüsü şu oldu:
Merhamet sessizleşti.
Bugün çocuklar nasıl bir dünyanın içinde büyüyor?
Sabırsızlığın normalleştiği,
öfkenin hızla yayıldığı,
insanların birbirini dinlemeden yargıladığı bir dünyanın…
Çocuklar duyduklarını değil, gördüklerini öğrenir.
Eğer büyükler sürekli bağırıyorsa,
çocuklar konuşmayı değil, tepki vermeyi öğrenir.
Eğer insanlar birbirine karşı merhametini kaybediyorsa,
gelecek de sertleşir.
Çünkü merhamet sadece bir duygu değildir.
Bir toplumu ayakta tutan görünmez bağdır.
Bugün belki teknoloji gelişiyor.
Yapay zekâ büyüyor.
Şehirler yükseliyor.
Ama insanın içindeki boşluk da büyüyor.
Çünkü insan sadece bilgiyle yaşayamaz.
İnsanın vicdana da ihtiyacı vardır.
Şefkate, anlayışa, merhamete…
Bunlar kaybolmaya başladığında toplum sessizce çözülür.
Ve o çözülme önce sokakta değil,
insanın kalbinde başlar.
Belki de artık kendimize dürüstçe şu soruyu sormanın zamanı geldi:
Biz gerçekten gelişiyor muyuz,
yoksa sadece sertleşiyor muyuz?
Çünkü bir toplum merhametini kaybetmeye başladığında,
önce huzurunu…
sonra insanlığını kaybeder.
Cengiz ÇETİK-25-04-2026