
Herkes başarısız olduğu zaman kendini kötü hisseder. Bu çok olağan bir tepkidir.
Fakat başarısızlık sandığımız kadar kötü müdür?
Herkes sizden başarılı olmanızı bekler. Ama kimse size başarısızlığın de hayatın bir parçası olduğunu söylemedi. Hatta iddia ediyorum ki başarısızlık da bir başarıdır.
Bir şeyi denemeye bile cesaret edemeyen insanlar siz deneyip başarısız olunca sizi acımasızca eleştiriyor. Oysa en kötü başarısızlık bile hiç denenmemişlikten çok daha üstündür.
Başarısızlık bize hayatın sunduğu bir başarı tatbikatıdır. Bu tatbikatı deneyimleyenler hiç deneyimlemeyenlere göre hayata çok daha tecrübeli başlayacaktır.
Hayat simülasyonunda başarı bir hedef, başarısızlık ise bu hedefin ilk antrenmanıdır.
Tıpkı yürümeyi başarana kadar her ayağa kalkışta düşen bebeğin daha emeklemeye bile başlamayan başka bebeğe göre çok daha iyi bir yol almış olması gibi...
Başarısızlık en az başarı kadar önemlidir insan hayatında. Başarısızlık olmasa başarının da kıymeti olmazdı. İnsan başarısızlıklarının üzerine koyduğu başarılar sayesinde mutludur.
Mesela yeni bir dil öğrenmek istiyor olalım.
Çince mesela. Çince merhaba demeyi başarmak için defalarca unutup (başarısız olup) merhabanın Çince karşılığına defalarca sözlükten tekrar bakarız ve sonunda başarısızlıklar başarı doğurur ve Çince merhaba kelimesi beynimize kazınır.
Görüldüğü gibi bir dil öğrenirken bile defalarca başarısız olunmalı ki sonunda başarıya ulaşabilmeli. Hiç Çince öğrenmeyen birine kıyasla Çince merhaba demekteki başarısızlık da başarıdır işte.
Başarma yolundaki her başarısızlık bir başarıdır, amaç yola bir kere çıkmak ve yolun sonuna uğraşma çabasıdır, tüm başarısızlara rağmen...
Berke ÖZSOY