Olmadan oldum sanma merakımız nedir?
Kışın ayazını yer önce şu kuru dallar; dolu vurur, kırılır, bazı dallarını feda eder.
Rüzgârda savrulur, inceden inceye yorulur.
Kar yağar; soğuktan donar donar çözülür. Kışı sabır ile geçirir, aşk ile bekler baharı...
Kavuştuysa baharına, yaprakları tomurcuğa durur; zamanla yemyeşile bürünür.
Ayarınca güneş ister, ayarınca yağmur ister ki meyve için çiçekler açsın.
Rengarenk çiçeğe büründüğü zaman çok korkar, der ki: "Aman don vurmasın." Sabırla beklediği olmuştur artık; meyveler durmuştur güzellik timsali ağaca.
Bu sefer de canım meyve, bekleyecek sabırla güneşi; bekleyecek zamanını ki olsun.
Olmadan oldum sanırsa düşer, ham olur; kimseye tat vermez.
Ne yiyeni olur ne de seveni... Bekler bekler, Yaradanın emriyle olacağını bilir, duasını unutmaz ve sabırla olgunlaşır.
Nihayet olmuştur artık, hem de ne hoş olmuştur! Mis gibi kokar, yiyeni mutlu eder, çocukları sevindirir.
Sabırla dut yaprağı atlastan kumaşa da döner mi? Döner.

Olmadan olma merakımız nedir?
"Her şeyi ben bilirim" nedir?
"Hep ben haklıyım" safsatadan başka nedir?
Mümkün değildir hatasız olmak.
Mümkün olmayan şeylere inanmak ancak kibrimizi büyütür.
Kibirden daha bela olan başka ne vardır ki?
Hatalı varlıklarız, hatalar yapacağız. Sallandı diye sallanan dalları fırsat bilip kesip atalım mı, kıralım mı?
Yoksa sıkıca ellerini mi tutalım?
Başımıza bela mıdır kendi benliğimiz?
Biz insanız, hepimiz cahiliz, cahil de öleceğiz.
Ama ne kadar olabilirsek umuduyla; bin bilsek de bir bilene danışmak boynumuzun borcudur.
"Hiç kimse yok ederek var olamaz." İkilik çıkarmadan, birbirimizi dışlamadan, ötekileştirmeden "iyilikte" yarışırsak insan oluruz.
Hatalardan samimiyetle ders çıkarırsak olmaya başlarız; yoksa olmadan olduk sanıp daldan düşen çürük meyve oluruz...
Sevgilerimle.
Suadiye Çetik Saltan
