Cengiz ÇETİK- Yazar, Şair, Eğitimci
Köşe Yazarı
Cengiz ÇETİK- Yazar, Şair, Eğitimci
 

İnsan, Doğduğu Güne Her Yıl Yeniden Döner

Takvim, herkes için aynı hızla ilerler. Ancak bazı tarihler vardır ki gelip geçtiğinde yalnızca bir gün daha eksilmez ömrümüzden; insan durur, geçmişine bakar, yaşadıklarını tartar ve kendine bazı sorular sorar. Doğum günleri böyledir. Kimileri için neşeli bir kutlama, kimileri için sessiz bir hesaplaşmadır. Bir pastanın üzerindeki mumlardan, telefona gelen kutlama mesajlarından ya da alınan hediyelerden çok daha fazlasını taşır. Çünkü insan, doğduğu güne her yıl yeniden dönerken aslında nasıl yaşadığını da düşünür. Bir yaş daha almak, yalnızca yılların çoğalması değildir. Çocukluğumuzdan biraz daha uzaklaşmak; hatıralarımıza, kaybettiklerimize ve geride bıraktığımız insanlara biraz daha yaklaşmaktır. Aynaya baktığımızda yüzümüzde beliren her çizgi, zamanın bize bıraktığı bir izdir. Bazıları sevincin, bazıları yorgunluğun, bazılarıysa kimseye anlatamadığımız acıların hatırasıdır. Her insanın doğum gününde görünmeyen misafirleri vardır. Artık yanında olmayan sevdikleri, yarım kalmış hayalleri, keşke dediği kararları ve bir gün gerçekleştirmeyi umduğu beklentileri… Kalabalık bir masanın başında bile insan, bir anlığına kendi içine çekilebilir. Çünkü bazı eksikliklerin yeri ne güzel sözlerle ne de yeni insanlarla doldurulabilir. Yine de doğum günü, yalnızca geçen yılların hesabını çıkarma günü değildir. Hayatta olduğumuzu, hâlâ değiştirebileceğimiz şeylerin bulunduğunu hatırlatan yeni bir başlangıçtır. Kaç yaşına gelirsek gelelim, insanın önünde söyleyebileceği yeni bir söz, dokunabileceği yeni bir hayat ve gerçekleştirebileceği yeni bir hayal mutlaka vardır. Belki geçmişi değiştiremeyiz. Yanlış kararlarımızı silemez, kaybettiklerimizi geri getiremez, zamanında söyleyemediğimiz sözleri aynı kişilere yeniden söyleyemeyiz. Fakat bugünden sonrasına nasıl devam edeceğimize karar verebiliriz. Kırdığımız bir gönlü onarabilir, ertelediğimiz bir işi tamamlayabilir, uzaklaştığımız bir dosta ses verebiliriz. En önemlisi de sürekli başkaları için koşarken unuttuğumuz kendimize yeniden dönebiliriz. İnsan yaş aldıkça şunu daha iyi anlıyor: Ömrün değeri, kaç yıl yaşadığımızla değil; o yılların içinde kaç insanın hayatına iyilikle dokunduğumuzla ölçülüyor. Geride bırakacağımız en büyük miras, sahip olduklarımız değil, insanlar üzerinde bıraktığımız güzel izlerdir. Bugün doğum gününü kutlayan herkes için yeni yaş; daha fazla eşya değil daha fazla huzur, daha fazla kalabalık değil daha samimi dostluklar, daha fazla gösteriş değil daha anlamlı bir hayat getirsin. Ve insan, pastasındaki mumları söndürmeden önce yalnızca yeni bir dilek tutmasın. Kendisine dürüstçe şu soruyu da sorsun: “Bana verilen yılları gerçekten yaşayabildim mi?” Cevabımız henüz istediğimiz gibi değilse üzülmeyelim. Çünkü hâlâ nefes alıyor, düşünüyor ve umut ediyorsak hikâyemiz bitmemiş demektir. Yeni yaş, takvime eklenen sıradan bir sayı değil; hayatın bize açtığı temiz bir sayfadır. O sayfaya ne yazılacağı ise yine bizim elimizdedir. Cengiz ÇETİK
Ekleme Tarihi: 20 Eylül 2026 -Pazar

İnsan, Doğduğu Güne Her Yıl Yeniden Döner

Takvim, herkes için aynı hızla ilerler. Ancak bazı tarihler vardır ki gelip geçtiğinde yalnızca bir gün daha eksilmez ömrümüzden; insan durur, geçmişine bakar, yaşadıklarını tartar ve kendine bazı sorular sorar.

Doğum günleri böyledir.

Kimileri için neşeli bir kutlama, kimileri için sessiz bir hesaplaşmadır. Bir pastanın üzerindeki mumlardan, telefona gelen kutlama mesajlarından ya da alınan hediyelerden çok daha fazlasını taşır. Çünkü insan, doğduğu güne her yıl yeniden dönerken aslında nasıl yaşadığını da düşünür.

Bir yaş daha almak, yalnızca yılların çoğalması değildir. Çocukluğumuzdan biraz daha uzaklaşmak; hatıralarımıza, kaybettiklerimize ve geride bıraktığımız insanlara biraz daha yaklaşmaktır. Aynaya baktığımızda yüzümüzde beliren her çizgi, zamanın bize bıraktığı bir izdir. Bazıları sevincin, bazıları yorgunluğun, bazılarıysa kimseye anlatamadığımız acıların hatırasıdır.

Her insanın doğum gününde görünmeyen misafirleri vardır. Artık yanında olmayan sevdikleri, yarım kalmış hayalleri, keşke dediği kararları ve bir gün gerçekleştirmeyi umduğu beklentileri… Kalabalık bir masanın başında bile insan, bir anlığına kendi içine çekilebilir. Çünkü bazı eksikliklerin yeri ne güzel sözlerle ne de yeni insanlarla doldurulabilir.

Yine de doğum günü, yalnızca geçen yılların hesabını çıkarma günü değildir. Hayatta olduğumuzu, hâlâ değiştirebileceğimiz şeylerin bulunduğunu hatırlatan yeni bir başlangıçtır. Kaç yaşına gelirsek gelelim, insanın önünde söyleyebileceği yeni bir söz, dokunabileceği yeni bir hayat ve gerçekleştirebileceği yeni bir hayal mutlaka vardır.

Belki geçmişi değiştiremeyiz. Yanlış kararlarımızı silemez, kaybettiklerimizi geri getiremez, zamanında söyleyemediğimiz sözleri aynı kişilere yeniden söyleyemeyiz. Fakat bugünden sonrasına nasıl devam edeceğimize karar verebiliriz. Kırdığımız bir gönlü onarabilir, ertelediğimiz bir işi tamamlayabilir, uzaklaştığımız bir dosta ses verebiliriz. En önemlisi de sürekli başkaları için koşarken unuttuğumuz kendimize yeniden dönebiliriz.

İnsan yaş aldıkça şunu daha iyi anlıyor: Ömrün değeri, kaç yıl yaşadığımızla değil; o yılların içinde kaç insanın hayatına iyilikle dokunduğumuzla ölçülüyor. Geride bırakacağımız en büyük miras, sahip olduklarımız değil, insanlar üzerinde bıraktığımız güzel izlerdir.

Bugün doğum gününü kutlayan herkes için yeni yaş; daha fazla eşya değil daha fazla huzur, daha fazla kalabalık değil daha samimi dostluklar, daha fazla gösteriş değil daha anlamlı bir hayat getirsin.

Ve insan, pastasındaki mumları söndürmeden önce yalnızca yeni bir dilek tutmasın. Kendisine dürüstçe şu soruyu da sorsun:

“Bana verilen yılları gerçekten yaşayabildim mi?”

Cevabımız henüz istediğimiz gibi değilse üzülmeyelim. Çünkü hâlâ nefes alıyor, düşünüyor ve umut ediyorsak hikâyemiz bitmemiş demektir.

Yeni yaş, takvime eklenen sıradan bir sayı değil; hayatın bize açtığı temiz bir sayfadır.

O sayfaya ne yazılacağı ise yine bizim elimizdedir.

Cengiz ÇETİK

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seckinhabertv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.