Berke ÖZSOY- Sosyolog
Köşe Yazarı
Berke ÖZSOY- Sosyolog
 

Benlik: Keşfedilen Bir Şey mi, İnşa Edilen Bir Şey mi?

İnsanlar genellikle kimliklerini yer altında saklı bir hazine gibi düşünür. Sanki içimizde gerçek bir “ben” vardır ve hayatın amacı onu bulmaktır. Kişisel gelişim kültürü de yıllardır aynı çağrıyı yapıyor: “Kendini keşfet.” Benlik kavramı, sanki bizden bağımsız varmış ve biz onu arayıp bulacakmışız gibi bir algı yaratıyor. Peki ya keşfedilecek sabit bir benlik yoksa? Psikoloji ve nörobilim, benliğin büyük ölçüde inşa edilen bir yapı olduğunu gösteriyor. Doğduğumuzda bir kişiliğe değil, bazı eğilimlere sahibiz. Kim olduğumuz ise ailemiz, yaşadığımız toplum, deneyimlerimiz, travmalarımız, başarılarımız ve hatta bize anlatılan hikâyeler tarafından şekillendiriliyor. Daha da ilginci, geçmişimiz bile sandığımız kadar sabit değil. Hafıza bir arşiv değil; bir yeniden yazım sürecidir. Her hatırlayışta geçmişimizi biraz değiştiriyor, dolayısıyla kendimizi de yeniden kuruyoruz. Beyin, anıları çoğu zaman olduğu gibi değil de olduğuna inandığı şekilde yeniden kuruyor. Bu sebeple, doğru bildiğimiz bir olay aslında tam anlamıyla yaşandığını düşündüğümüz şekilde yaşanmamış olabilir. Belki bu yüzden insan, hayatı boyunca aynı kişi kalmıyor. Yirmi yaşındaki “ben” ile kırk yaşındaki “ben” arasında sadece yaş farkı yok; çoğu zaman farklı bir kimlik de var. İki benliğimiz sohbet etse, belki tartışma bile çıkaracak; zıt düşünüyor olacaklardır. Bugün bilim de benzer bir noktaya yaklaşıyor: Benlik, bulunan bir şeyden çok oluşturulan bir şey olabilir. Belki de yanlış soruyu soruyoruz. Mesele “Ben kimim?” değil. Asıl soru şu: “Her gün, farkında olarak ya da olmayarak, nasıl bir insan inşa ediyorum?” Ben kim olacağım? Berke Özsoy
Ekleme Tarihi: 19 Haziran 2026 -Cuma

Benlik: Keşfedilen Bir Şey mi, İnşa Edilen Bir Şey mi?

İnsanlar genellikle kimliklerini yer altında saklı bir hazine gibi düşünür. Sanki içimizde gerçek bir “ben” vardır ve hayatın amacı onu bulmaktır.

Kişisel gelişim kültürü de yıllardır aynı çağrıyı yapıyor: “Kendini keşfet.” Benlik kavramı, sanki bizden bağımsız varmış ve biz onu arayıp bulacakmışız gibi bir algı yaratıyor.

Peki ya keşfedilecek sabit bir benlik yoksa?

Psikoloji ve nörobilim, benliğin büyük ölçüde inşa edilen bir yapı olduğunu gösteriyor. Doğduğumuzda bir kişiliğe değil, bazı eğilimlere sahibiz.

Kim olduğumuz ise ailemiz, yaşadığımız toplum, deneyimlerimiz, travmalarımız, başarılarımız ve hatta bize anlatılan hikâyeler tarafından şekillendiriliyor.

Daha da ilginci, geçmişimiz bile sandığımız kadar sabit değil. Hafıza bir arşiv değil; bir yeniden yazım sürecidir. Her hatırlayışta geçmişimizi biraz değiştiriyor, dolayısıyla kendimizi de yeniden kuruyoruz.

Beyin, anıları çoğu zaman olduğu gibi değil de olduğuna inandığı şekilde yeniden kuruyor. Bu sebeple, doğru bildiğimiz bir olay aslında tam anlamıyla yaşandığını düşündüğümüz şekilde yaşanmamış olabilir.

Belki bu yüzden insan, hayatı boyunca aynı kişi kalmıyor. Yirmi yaşındaki “ben” ile kırk yaşındaki “ben” arasında sadece yaş farkı yok; çoğu zaman farklı bir kimlik de var.

İki benliğimiz sohbet etse, belki tartışma bile çıkaracak; zıt düşünüyor olacaklardır.

Bugün bilim de benzer bir noktaya yaklaşıyor: Benlik, bulunan bir şeyden çok oluşturulan bir şey olabilir.

Belki de yanlış soruyu soruyoruz. Mesele “Ben kimim?” değil.

Asıl soru şu:

“Her gün, farkında olarak ya da olmayarak, nasıl bir insan inşa ediyorum?”

Ben kim olacağım?

Berke Özsoy

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seckinhabertv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat giftcardmall/mygift bets10.buzz taraftarium24 taraftarium24 islami chat islami sohbetler