Finike Suluboya Festivali’nin Tek Türk Kadın Sanatçısı Yonca Yıldırım: “Kendi Fırçamın Peşinden Gitmek Çok Önemli”
Finike Suluboya Festivali’nin Tek Türk Kadın Sanatçısı Yonca Yıldırım: “Kendi Fırçamın Peşinden Gitmek Çok Önemli”
SEÇKİNHABERTV- (Haber:Cengiz Çetik/Finike)-Suluboya sanatçısı Yonca Yıldırım, çocukluğundan bugüne uzanan sanat yolculuğunu, iç mimarlığın resmine kattığı tasarım anlayışını, yapay zekâya bakışını ve genç sanatçılara tavsiyelerini anlattı. Yıldırım, sanat yolculuğunun temelini tek cümleyle özetledi: “Her şey emekle oluyor.”
SEÇKİNHABERTV- (Haber:Cengiz Çetik/Finike)-Suluboya sanatçısı Yonca Yıldırım, çocukluğundan bugüne uzanan sanat yolculuğunu, iç mimarlığın resmine kattığı tasarım anlayışını, yapay zekâya bakışını ve genç sanatçılara tavsiyelerini anlattı. Yıldırım, sanat yolculuğunun temelini tek cümleyle özetledi: “Her şey emekle oluyor.”
SEÇKİNHABERTV- (Haber:Cengiz Çetik/Finike)- Suluboya sanatçısı Yonca Yıldırım, çocukluğundan bugüne uzanan sanat yolculuğunu, iç mimarlığın resmine kattığı tasarım anlayışını, yapay zekâya bakışını ve genç sanatçılara tavsiyelerini anlattı. Yıldırım, sanat yolculuğunun temelini tek cümleyle özetledi: “Her şey emekle oluyor.”
Doğayı yalnızca gördüğü biçimiyle değil, ışığın ve rengin bıraktığı duyguyla kâğıda aktaran suluboya sanatçısı Yonca Yıldırım, Finike’de gerçekleştirdiğimiz söyleşide sanatla kurduğu ilişkinin çocukluk yıllarına uzandığını anlattı.
1986 yılında Ankara’da doğan Yıldırım, Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü’nden 2008 yılında mezun oldu. Çevre psikolojisi ve sürdürülebilir şehirler alanındaki lisansüstü çalışmalarının yanı sıra UNICEF’te dijital medya danışmanlığı ve Bilkent Üniversitesi’nde yarı zamanlı eğitmenlik yaptı. Yonca Yildirim tasarim ve sanat…
Ancak yıllar içerisinde çalışmalarının merkezine resim yerleşti.
Bugün İstanbul’daki stüdyosunda çalışmalarını sürdüren Yıldırım, doğadan ve bulunduğu şehirlerden besleniyor. Yonca Yildirim tasarim ve sanat…
Çocukluğunda Tabloların Karşısına Oturup Onları İnceledi
Yıldırım'ın suluboya ile ilişkisinin başlangıcında ailesinin sanata ilgisinin önemli bir payı bulunuyor.
Babasını, yatırım amacıyla değil, “ruhuna dokunan eserleri” satın alan bir koleksiyoner olarak anlatan sanatçı, çocukluk yıllarında evlerinin duvarlarını süsleyen Işıl Özışık ve Orhan Gürel’in suluboya çalışmalarının karşısına oturup onları uzun uzun incelediğini söyledi.
“Bunlar burayı nasıl yapmışlar, nasıl hayal etmişler, ne görmüşler, ne düşünmüşler?” soruları küçük yaşta onun zihninde dolaşmaya başlamıştı.
Yıllar sonra aynı merak onu kendi suluboya dünyasına taşıdı. yonca yildirim ressam
İç Mimarlık Eğitimi Resimlerine Yansıyor
Yıldırım’ın sanatını farklılaştıran özelliklerden biri de iç mimarlık eğitiminin resimlerine taşıdığı tasarım bakışı.
Sanatçı, kâğıdı yalnızca üzerine resim yapılan bir yüzey olarak değil, bir bütün olarak ele alıyor.
Kompozisyon, boşluk ve denge; doğada gözlemlediği ışık, gölge ve renklerle birleşiyor. Sanatçı ayrıntıyı birebir aktarmaktan çok, gördüğü anın hissini ve ışığını yakalamayı önemsiyor.
Portföyünde de bu sanat yaklaşımı, kontrol ile rastlantı arasındaki denge olarak tanımlanıyor. Suluboyanın şeffaf ve akışkan karakteri, suyun ve pigmentin kendi hareketine de alan bırakıyor. Yonca Yildirim tasarim ve sanat…

Türkiye’den İtalya’ya Uzanan Suluboya Yolculuğu
Yonca Yıldırım’ın suluboya çalışmaları Türkiye sınırlarının dışında da sanatseverlerle buluştu.
Yıldırım, İtalya’da düzenlenen UrbinoInAcquerello 2024 ve FabrianoInAcquarello 2025 etkinliklerine seçildi. 2025 yılında ArtAnkara 12. Uluslararası Çağdaş Sanat Fuarı’na Boray Art Gallery bünyesinde katıldı. Manavgat Suluboya Festivali ve Kemer Suluboya Çalıştayı’nda davetli sanatçı olarak yer aldı.
2022 yılında Konstantin Sterkhov’un Artefacto Eğitim Platformu’ndaki Temel Suluboya Programı sonunda gerçekleştirilen çevrim içi sergide ise birinci seçildi. Yonca Yildirim tasarim ve sanat…
Yapay Zekâyı Reddetmiyor Ama Sınırını Çiziyor
Yıldırım’ın yapay zekâ konusundaki yaklaşımı ise çağdaş sanat tartışmaları açısından dikkat çekici.
Sanatçı yapay zekâya bütünüyle karşı olmadığını söylüyor. Hatta zaman zaman kendi çalışmalarını yapay zekâya göstererek sanatının nasıl yorumlandığını ve sanat dünyasında nasıl konumlandırılabileceğini soruyor.
Ancak sınırını da net biçimde çiziyor:
Yapay zekâyı eserlerine ilham vermesi veya onun yerine üretmesi amacıyla kullanmıyor.
Yıldırım’a göre teknoloji bilinçli ve dikkatli kullanılmalı; başka sanatçıların emeğinin izinsiz biçimde kullanılması veya taklit edilmesi ise kabul edilebilir değil. yonca yildirim ressam
Bu yaklaşım, sanatçının özgünlük anlayışıyla da örtüşüyor.
Kıymet verdiği ve eğitim aldığı sanatçılar bulunsa da onları taklit etmek istemediğini belirten Yıldırım’ın sözü bu yaklaşımı özetliyor:
“ Kendi fırçamın peşinden gitmek çok önemli.”
“Her Resimde Bir Sonrakini Daha İyi Yapabileceğimi Düşünüyorum”
Yıldırım için sanatın son noktası yok.
Sanatçı, “Şu an yaptığımdan daha iyisini yapabilirim” düşüncesinin bir ressamın yoluna devam etmesini sağlayan temel duygulardan biri olduğuna inanıyor.
Her yaptığı resimde bir sonraki çalışmanın daha iyi olabileceğini düşündüğünü belirten Yıldırım, bu arayışın ortadan kalkmasının sanat üretiminin de durması anlamına geleceğini söylüyor. yonca yildirim ressam
Genç Sanatçılara: “Yolu Yavaş Yürüyün”
Genç sanatçılara verdiği mesaj ise kısa ama güçlü:
“Her şey emekle oluyor. Çabuk olmuyor. Yol yavaş yürüyünce daha kıymetli oluyor; sindirerek çalışmak gerekiyor.”
Suluboyayı yeni başlayanlara da öneren Yıldırım; malzemenin kokusuz olması, ev ortamında rahat çalışılabilmesi ve kolay taşınabilmesini bu tekniğin önemli avantajları arasında görüyor.
Finike Suluboya Festivali’nde bulunmaktan duyduğu mutluluğu da dile getiren sanatçı, organizasyonun gelecek yıllarda devam etmesini istediğini belirterek emeği geçenlere teşekkür etti.

Antalya HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
