Ramazan denince çoğumuzun aklına sahur, iftar ve teravih geliyor. Evet, bunlar Ramazan’ın görünen yüzü. Ama Ramazan’ın asıl amacı, sadece aç kalmak değil; nefsin dizginini ele almak ve hayatı yeniden düzene sokmaktır.
Kur’an-ı Kerim’de Ramazan ayının, insanlığa rehber olan Kur’an’ın indirildiği ay olduğu hatırlatılır ve bu ayda oruç tutulması emredilir (Bakara 185). Oruç, bedenin değil; ahlâkın da orucudur. Yalan, gıybet, kavga, kırıcı söz… Bunlar devam ediyorsa, mide aç kalsa bile ruh doymaz.
Ramazan’da Ne Yapmalı?
1) Oruç: Sadece açlık değil, sabır
Ramazan’ın temel ibadeti oruçtur. Fakat oruç, “dilini tutma, gözünü koruma, öfkeni yönetme” terbiyesini de taşır. Oruç, bir kalkan gibidir; delip geçiren şey ise çoğu zaman dilimizdir.
2) Kur’an’la bağı güçlendirmek
Ramazan Kur’an ayıdır. Bir hatim hedeflenebilir ama asıl önemli olan, sayfa sayısı kadar anlamına yaklaşmak ve kalbe yerleştirmektir. Günde 10 dakika bile olsa istikrarlı okumak, bu ayı bereketlendirir.
3) Namazı düzene koymak
Teravih güzel bir fırsattır. Ama Ramazan’ı “teravihe gidip farzları gevşetme” ayına çevirmek büyük çelişkidir. Ramazan, farzları sağlamlaştırma ayıdır. Gece ibadeti değerli; fakat sabah namazını kaçırarak değil.
4) Sadaka, zekât ve gönül alma
Peygamberimizin Ramazan’da daha cömert olduğu rivayet edilir. Bu ay, paylaşmanın ayıdır: bir ihtiyaç sahibine destek olmak, bir öğrenciyi sevindirmek, bir sofraya katkı sunmak… Bazen para değil, bir kap yemek, bir paket erzak, bir samimi hâl-hatır bile sadakadır.
5) İftar: Gösteriş değil, paylaşma
İftar vermek sevaptır; ama iftarı “ziyafet yarışına” çevirmek Ramazan ruhunu zedeler. İftar sofraları sadeleşirse, kalp derinleşir. Bir oruçluya bir hurma, bir çorba… Bazen en büyük bereket, en küçük ikramdadır.
6) Kötü alışkanlıkları bırakma ayı
Ramazan, sigara, gıybet, küfür, tembellik, telefon bağımlılığı gibi alışkanlıkları törpülemek için müthiş bir başlangıçtır. Çünkü bu ayın iklimi, insanı destekler. “Bir ay dayanabildim” dediğin şey, doğru planla “tamamen bıraktım”a dönebilir.
7) Bol dua ve tövbe
Ramazan, kendine dönüş ayıdır. Duanın en güzeli; içten, sade, samimi olanıdır: “Allah’ım beni düzelt, kalbimi temizle, aileme huzur ver, kul hakkından koru.”
8) İnsanlara yük olmamak, yük almak
Evde, işte, çevrede… Ramazan şefkat ayıdır. Kırmamak, yormamak, çalışanı ezmemek, kolaylaştırmak… İbadetin sosyal tarafı tam da burasıdır.
Ramazan’da Nelerden Kaçınmalı?
Ramazan’ı mahveden şeylerin başında sebepsiz oruç bozmak, namazı ihmal etmek, kavga-gürültü, gıybet ve vakti çöpe atmak gelir. Bugün en büyük kayıp alanı ise telefonlar: Ramazan bir bakmışsın bitmiş… elinde sadece “izlediklerim” kalmış. O zaman sormak gerekir: Bu ay bana ne kattı?
Bir de şu var: İftarla birlikte “ip kopmuş” gibi davranmak, harama dalmak, dedikoduya sarılmak… Bu, Ramazan’ın ruhuna tamamen ters.
Son söz
Ramazan, sadece takvimde bir ay değil; karakteri onaran bir fırsat. Eğer bu ay geçtiğinde dilin daha temiz, kalbin daha yumuşak, namazın daha düzenli, vicdanın daha uyanık değilse… o zaman sadece aç kalmış oluruz.
Ramazan’ı “sahur-iftar-teravih” üçgenine sıkıştırmayalım.
Bu ayı, kendimizi toparladığımız bir yeniden başlama mevsimi yapalım.
Mahmut ÇİÇEKDAĞI-Şair/Yazar