Antalya’da hastaneler var.
Binalar büyük, tabelalar parlak, açılışlar görkemli.
Ama içeri girdiğinizde sizi karşılayan şey ne sağlık ne de güven duygusu.
2024’te “5 yıldızlı otel konforu” denilerek açılan şehir hastanesinde duvarlar dökülüyor. Bakım yok. Düzen yok. Ama en kötüsü şu: insan yok.
İnsan derken doktoru, hemşireyi değil; insani tavrı kastediyorum.
Bir hastaya nasıl konuşulacağını bilmeyen personel, sadece eğitimsiz değildir; yanlış yerde çalışıyordur. Hastane, sinir boşaltma alanı değildir. Oraya gelen herkes zaten kırılgan.
Otopark yok. Yol yok. Ulaşım desen çile.
Otobüs seyrek, şoför sert. Hasta hastaneye gelene kadar yoruluyor, içeri girince tükeniyor.
Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi mi?
Yıllar önce “teknolojiyle donatıldı” denmişti. Bugün ekranlar çalışmıyor, numara alma cihazları arızalı. Personel davranışı şehir hastanesinden geri kalır değil, hatta daha kötü.
“Türkiye’nin ilk dijital hastanesi” diye tanıtılan Kepez Devlet Hastanesi de farklı değil. Kâğıt yok belki ama merhamet de yok.
Yaşlılar, engelliler…
Onlar için sistem daha da acımasız. Soru soruyorlar, azar işitiyorlar. Yardım istiyorlar, yüz çeviriliyor.
Buradan açıkça soruyorum:
Bu hastaneleri kim denetliyor?
Ve en önemlisi, ne zaman gerçekten denetleyecek?
Habersiz, ani, gerçek denetimler yapılmadıkça bu tablo değişmez. Makyaj tutmuyor artık.
Antalya’ya hastane yapılmış olabilir.
Ama sağlık, sadece bina değildir.
Sağlık, önce insanlıktır.
Mahmut ÇİÇEKDAĞI