İman sadece bir söz değildir.
Sadece “inandım” demek de değildir.
İman; kalbin tasdiki, dilin ikrarı ve uzuvların amelidir.
Kur’an mü’minleri tarif ederken şöyle buyurur:
“Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir. Âyetleri okunduğunda imanları artar. Rablerine tevekkül ederler. Namazı dosdoğru kılar, kendilerine verdiğimiz rızıktan infak ederler.” (Enfal 2-4)
Burada iman yalnızca kalpte saklı bir duygu olarak bırakılmıyor. Kalp ürperiyor, dil söylüyor, beden amel ediyor.
İman Parçalı Bir Hakikattir
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyuruyor:
“İman yetmiş küsur şubedir. En üstü ‘Lâ ilâhe illallah’ demektir, en altı ise yoldaki eziyeti kaldırmaktır. Hayâ da imandandır.”
Demek ki iman; sadece kelime-i şehadetten ibaret değil. Yoldan bir taşı kaldırmak bile imanın göstergesidir.
Hayâ kalbin amelidir.
Sevgi kalbin amelidir.
Nefret kalbin amelidir.
Başka bir hadiste Efendimiz şöyle buyurur:
“Üç özellik kimde bulunursa imanın tadını alır:
Allah’ı ve Resulünü her şeyden çok sevmek,
Bir kimseyi yalnız Allah için sevmek,
Küfre dönmeyi ateşe atılmak gibi görmek.”
İmanın tadı kalpte hissedilir. Fakat kalpte kalan, hayata yansımayan bir iman eksiktir.
Amel İmandandır
Kur’an namazı ve zekâtı imanın içinde zikreder.
“Allah imanınızı zayi edecek değildir.” (Bakara 143)
Müfessirler buradaki “iman” kelimesini namaz olarak açıklamıştır. Yani amel imanın dışında değil, içindedir.
Dil ile ikrar,
kalp ile tasdik,
uzuvlarla amel…
İman ancak bu bütünlükle kemale erer.
Vesvese İman Değildir
İnsanın zihnine istemediği düşünceler gelebilir. Bu vesvesedir. Vesvese kalbin tasdiki değildir. İnsan, aklına gelen her düşünceden sorumlu olmaz. Sorumluluk, onu benimsemekle başlar.
Bazen kişi kötü düşünceden rahatsız olur. İşte bu rahatsızlık imanın canlı olduğuna işarettir. Çünkü kalp imanla doluysa, çirkin olanı kabul etmez.
Bugüne Bakınca…
Bugün en büyük tehlike şudur:
Dil söylüyor, kalp tasdik etmiyor.
Söz var, samimiyet yok.
Kimlik var, ahlak yok.
Sosyal medya mecralarında özgürlük adı altında nefsin her arzusu sergileniyor. Hakaret, iftira, teşhir… Bütün bunlar normalleştiriliyor.
Ama unutulan bir şey var:
İslam’ı kimse yok edemez.
Din zarar görmez.
İnsan kendi imanını zedeler.
Kendi kalbini zayıflatır.
Hakikat düşmez; insan düşer.
Son Söz
İman bir slogan değildir.
Bir etiket değildir.
Bir miras değildir.
İman yaşanır.
Kalp ürperiyorsa,
dil doğruyu söylüyorsa,
beden ibadete yöneliyorsa…
İşte o zaman iman vardır.
Asıl mesele başkalarının ne yaptığı değil,
bizim kalbimizin gerçekten tasdik edip etmediğidir.
Mahmut ÇİÇEKDAĞI-Yazar/Şair