TÜRK BÖBREK VAKFI’NDAN “ŞİFALI SU” UYARISI: Her Kaynak Suyu Şifalı Değil: Böbrek Hastalarına Ciddi Sağlık Riski Oluşturabilir!
TÜRK BÖBREK VAKFI’NDAN “ŞİFALI SU” UYARISI: Her Kaynak Suyu Şifalı Değil: Böbrek Hastalarına Ciddi Sağlık Riski Oluşturabilir!
SEÇKİNHABERTV- Halk arasında böbrek taşını düşürdüğü ya da böbrek fonksiyonlarına iyi geldiği düşüncesiyle kilometrelerce yol katedilerek ulaşılan doğal kaynak suları, sanılanın aksine ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Türk Böbrek Vakfı (TBV), temizliği ve mineral içeriği düzenli olarak analiz edilmemiş kontrolsüz kaynak sularının, özellikle kronik böbrek ve diyaliz hastalarında hayati riskler doğurabileceği konusunda vatandaşları uyardı.
SEÇKİNHABERTV- Halk arasında böbrek taşını düşürdüğü ya da böbrek fonksiyonlarına iyi geldiği düşüncesiyle kilometrelerce yol katedilerek ulaşılan doğal kaynak suları, sanılanın aksine ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Türk Böbrek Vakfı (TBV), temizliği ve mineral içeriği düzenli olarak analiz edilmemiş kontrolsüz kaynak sularının, özellikle kronik böbrek ve diyaliz hastalarında hayati riskler doğurabileceği konusunda vatandaşları uyardı.
SEÇKİNHABERTV- Halk arasında böbrek taşını düşürdüğü ya da böbrek fonksiyonlarına iyi geldiği düşüncesiyle kilometrelerce yol katedilerek ulaşılan doğal kaynak suları, sanılanın aksine ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Türk Böbrek Vakfı (TBV), temizliği ve mineral içeriği düzenli olarak analiz edilmemiş kontrolsüz kaynak sularının, özellikle kronik böbrek ve diyaliz hastalarında hayati riskler doğurabileceği konusunda vatandaşları uyardı.

“Berrak Olması Güvenli Olduğu Anlamına Gelmez”
Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk, analizi yapılmamış suların sağlık üzerindeki tehlikelerine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Temizliği ispatlanmamış her kaynak suyunu sağlıklı kabul etmek büyük bir hata olur. Bazı kaynak suları farklı bakteri türleri barındırabilir. Şifa bulacağını düşünen kişiler, farkında olmadan başka sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalabilir."
Görünmeyen Tehlike: Ağır Metal Ve Bakteri Riski
Türk Böbrek Vakfı Danışma Meclisi Üyesi, Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Nadir Alpay, doğal kaynak sularında sadece mikrobiyolojik değil, kimyasal analizlerin de hayati önem taşıdığını vurguladı. Özellikle madencilik faaliyetlerinin yapıldığı bölgelerde arsenik gibi ağır metallerin alt sulara karışabildiğine işaret eden Alpay, ağır metal testleri tamamlanmamış suların kesinlikle tüketilmemesi gerektiğini belirtti.
"Bikarbonatlı Sular Her Taşa İyi Gelmez"
Böbrek taşlarında doğru bilinen yanlışlara değinen Doç. Dr. Nadir Alpay:
-
Yüksek Bikarbonat: İdrar pH’ını yükselterek ürik asit ve sistin taşlarında fayda sağlasa da, en yaygın görülen kalsiyum oksalat taşlarında aynı etkiyi göstermez.
-
Sert Sular: Yüksek kalsiyumlu sular her zaman avantaj sağlamaz; aksine aşırı kalsiyum alımı taş oluşum riskini artırabilir.
“Su Tüketimi De Beslenme Gibi Kişiye Özel Olmalıdır”
TBV Diyetisyeni Gökçen Efe Aydın, her kaynak suyunun geçtiği jeolojik katmanlara bağlı olarak farklı sodyum, kalsiyum, magnezyum ve potasyum oranlarına sahip olduğunu hatırlattı. Aydın, mineral yapısındaki bu farklılıkların kişiden kişiye değişen riskler yarattığına dikkat çekti:
-
Yüksek Sodyum: Kronik böbrek hastalarında tansiyon kontrolünü güçleştirir.
-
Yüksek Potasyum: İleri evre böbrek hastalarında vücuttan atılamadığı için zehirleyici etki yapabilir.
-
Diyaliz Hastaları: Tüketilen sıvının miktarı kadar mineral içeriği de tedavi dengesini doğrudan etkiler.
Mucizevi Su Yok, Düzenli Su Tüketimi Var!
Böbrek sağlığını korumanın temel yolunun "mucizevi" kaynak suları aramak değil, gün içine yayılmış yeterli, temiz ve güvenli su tüketimi olduğunu belirten Gökçen Efe Aydın; yaş, iklim, fiziksel aktivite ve mevcut rahatsızlıklara göre sıvı ihtiyacının değiştiğini söyledi. Aydın, özellikle kronik böbrek ve kalp yetersizliği olan bireylerin günlük sıvı alımlarını mutlaka hekim ve diyetisyen kontrolünde planlaması gerektiğinin altını çizdi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.