Değerli dostlarım, yoldaşlarım ve ülkemin yüreği insan sevgisiyle atan, Atatürk sevdalısı yurtsever kardeşlerim; hepinize selam, saygı ve sevgilerimi sunuyorum.
Öncelikle bize bu vatanı kanlarıyla armağan eden başta Türk ulusunun Atası Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, tüm şehit ve gazilerimizin ailelerini saygıyla selamlıyorum. Bilinçli vatandaş duyarlılığıyla hareket eden, sözde değil özde hak, hukuk ve adalete saygılı, kişisel çıkarları için siyaset yapmayan, ülkemin birlik ve beraberliğine inanan ve Atatürk’ün düşünce sistemini benimsemiş tüm halkımızın “Babalar Günü”nü yürekten kutluyorum. Onlara, yaşamlarında aileleriyle birlikte sağlık, mutluluk ve esenlikler diliyorum.
Ülkemizde Babalar Günü’nü, kendi sosyo-kültürel değerlerimiz doğrultusunda çeşitli etkinliklerle kutluyoruz. Ancak aile içinde ve okullarda; "baba" kavramının, babanın ailedeki işlevi ve öneminin yeterince sorgulandığını söyleyemeyiz. Sosyal medyada ve basında babalarımızın kıymetine dair pek çok bilgi ediniyoruz ancak bu yeterli değil.
Şahsen kendimi çok şanslı hissediyorum. İnsan sevgisiyle dolu, harika bir anne ve babanın gayretleriyle ahlaki temel değerlerin esas olduğu bir ailede yetiştim. Ayrıca Atatürk'ün okuduğu okulda, bir yurttaşta olması gereken temel değerler doğrultusunda iyi bir eğitim aldım. Bizler kardeşler olarak birbirimize kenetlendik; annemize ve babamıza vefat edene kadar saygıda kusur etmedik ve yaşamları boyunca destek olduk. Bize bu onurlu yaşamı veren fedakâr babama binlerce kez şükranlarımı sunuyorum; Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun. Ben de iki evladımla harika bir ilişki içerisindeyim; onlara tüm sevgimi göstermeye ve her sorunlarıyla yakından ilgilenmeye özen gösteriyorum.
Ancak ülkemizde, evlatlarına onurlu bir şekilde babalık görevlerini yapabilmeleri için gerekli maddi imkânı sağlamayan, sosyal refahı ve huzuru sunmayan; özellikle onurlu bir şekilde eğitim alarak iyi birer yurttaş olmalarına engel olan siyasi iktidarları lanetliyorum. Özellikle son yıllarda, ailesinin geçimine ve sosyal refahına katkı sunamadığı için yaşamına son veren babaların durumu yüreğimizi dağlıyor.
Aynı zamanda; bizlerin bu gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içindeki iktidarlar tarafından yönetilmesine zemin hazırlayanları da unutmamak gerekir. 75 yıldır iktidara gelemeyen; Atatürk'ün emaneti olan partisini ve değerlerini, kendi çıkarlarının önünde tutarak kullanan "zübüklerin" de bu olumsuzlukları yaşamamızda büyük payı vardır. Eğer yüzde 80 civarında Atatürkçü olan bu ülkede; Atatürk'ün millî hedeflerinden uzaklaşılmasaydı ve millî birlik-beraberlik içerisinde yönetilseydik, asla bu üzücü olayları yaşamazdık.
Son yıllarda o kadar çok şehit verdik ki, bu durum ülkemizde büyük sosyal yaralara neden oldu. Evladı şehit olan ve çok genç yaşta evladını kaybeden bir babanın yaşadığı acıyı hayal etmek dahi istemiyorum. Aynı zamanda babasını çocuk yaşta kaybeden, babalık sevgisini tadamayan veya babası şehit olan yavrularımızın durumunun ne kadar acı olduğunu yaşayarak görmüş bir dostunuzum.
Tanrım, bu acıları hiç kimseye yaşatmasın.
Saygılarımla, esen kalınız.
Tarihçi, Yazar ve E. Albay Kemal KARAKUZEY
(21 HAZİRAN 2026)