“SAĞLIK BAKANLIĞI TARİKAT VE CEMAATLERİN DENETİMİ ALTINDA”

Siyaset 19.01.2026 - 13:36, Güncelleme: 19.01.2026 - 13:40 361 kez okundu.
 

“SAĞLIK BAKANLIĞI TARİKAT VE CEMAATLERİN DENETİMİ ALTINDA”

SEÇKİNHABERTV- Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, 1. Türkiye Sağlık Çalıştayı kapanış konuşmasını gerçekleştirdi.

SEÇKİNHABERTV- Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, 1. Türkiye Sağlık Çalıştayı kapanış konuşmasını gerçekleştirdi. Prof. Dr. Ümit Özdağ: “Hepinizi saygıyla selamlıyorum ve katılımınız için teşekkür ediyorum. Çalıştayın düzenlenmesini güçlü ekibiyle sağlayan değerli Şehirlioğlu Hocama da teşekkürlerimi ifade ediyorum. AK Parti 2002 yılında geldi iktidara ve 2027 yılında yapılacak olan erken seçimlerle iktidardan gittiği zaman 25 yıl iktidarda kalmış olacak. Evet, yani Cumhuriyet tarihinin aşağı yukarı dörtte biri AKP iktidarıyla geçti. Bu süre içerisinde birçok olumlu iş yapıldığı gibi onlardan çok daha fazla olumsuz ve zarar veren siyaset uygulama bu 25 yıl içinde hayata geçirildi. Bu ifademi duyan ve AK Parti'ye değişik zamanlarda ve hala oy veren seçmenler bana kızabilirler. Ancak bu kızgınlıklarını dile getirmeden önce, ya insafsız değil misiniz? Birçok iyi iş yapılmadı mı? Bunları görmüyor musunuz? Demeden önce kendilerine bir soru sormak isterim. Tuttuğunuz futbol takımının başına ligin birinci devresinin ortasında yeni bir antrenör gelse, takımınızı 3. sırada devralsa ve o yeni antrenör geldikten sonra takım daha fazla gol atsa ve daha az gol yese, fakat lig bittiği zaman takım ligi 8. sırada tamamlasa, bu antrenörü başarılı kabul edip alkışlar mısınız? Hayır. Demek ki diğer takımlar çok daha fazla gol atmış ve daha az gol yemişlerdir ki lig bittiğinde bu takım 3’ten 8’e gerilemiştir. AKP iktidara geldiğinde Türkiye ekonomisi dünyanın 16. büyük ekonomisiydi. Bugün dünyanın 24. büyük ekonomisi olmaya geriledi. Ne kadar gol attığınız ne kadar gol yediğiniz önemli değil. Hangi tesisleri yaptığınız, hangilerini yapmadığınız önemli değil. Hangi yolları yaptığınız, hangi yolları limanları sattığınız da önemli değil. Sonuç önemli ve bu sonuç Türkiye'nin dünya çapındaki süreçte 25 yıl içerisinde gerilediğini gösteriyor. Bu 25 yıl içerisinde, ki 24. yılındayız şimdi, Türk devletinin kurumsal yapısı da çok ağır şekilde zarar gördü, tahrip oldu. Nasıl binaları taşıyıcı kolonlar ayakta tutarsa, kurumların da devletlerin de taşıyıcı kolonları vardır ve devletimizin taşıyıcı kolonları olan kurumlar AK Parti iktidarı döneminde ağır şekilde hırpalandı. 2002'de iktidara geldi sonunda AK Parti, şimdi 2026'nın başındayız. 24 sene diyelim, bu 24 senenin 14 senesinde FETÖ casusluk ve terör örgütü devlet içerisinde paralel devlet kurdu ve bazı kurumların tamamını ele geçirdi, 15 Temmuz'da bütün devleti ele geçirmek için teşebbüste bulundu ve zor engellendi. Evet, FETÖ 15 Temmuz'da gitti ama METÖ'ler geldi. İktidar yaşananlardan hiç ders almadı, devlet kurumlarını tarikatlar ve cemaatler arasında paylaştırmaya devam etti. Oysa bu devlet olmanın mantığına aykırıdır, hele dünya tarihinin en kadim devlet geleneğine sahip olan Türk devlet geleneğine tamamen aykırıdır. İktidar paylaşılmaz, devlet iktidarı hiç paylaşılmaz. İktidarı cemaatler ve tarikatlarla paylaşan bir tek iktidar olmuştur 4 bin yıllık Türk tarihinde, o da AK Parti iktidarıdır. Zafer Partisi'nin kuruluş amaçlarının başında Türk devletini Türk milletine geri vermek vardır. Başkanlık rejimine geçildi ve başkanlık rejimine geçildikten sonra da 9 seneden beri, şimdi 9. senesine giren ağır bir ekonomik kriz başladı. Sabit gelirlilerin milli gelirden aldığı pay bu 9 sene içerisinde azaldı. Özetle memur fakirleşti, esnaf fakirleşti, emekli dul ve yetim fakirleşti, Türk sanayicisi fakirleşti, Türk sanayicisi Türkiye'yi terk etmeye, uluslararası rekabetten kopmaya başladı ve özetle Türk halkının yüzde 85’i fakirleşirken küçük bir azınlık rantiye zenginleşmeye devam etti ve ediyor. Lüks tüketim ve lüks ithalatı, ithalat-ihracat rakamlarını incelediğinizde büyük bir hızla artıyor. Gerek Ankara’da gerek son 15 günde bulunduğum İstanbul'da, Eskişehir'de, Mersin'de, Antalya'da gittiğim her yerde muhakkak pazara gidiyorum ve muhakkak her gün onlarca esnafla görüşüyorum. Esnaf, ekonominin kan damarı, vergi veriyor, istihdam oluşturuyor, kendisi de fiilen çalışıyor, malı ve parayı ekonominin içerisinde çeviriyor ve pazardaki esnaf da kapalı çarşıdaki esnaf da AVM'deki esnaf da hep aynı cevabı veriyor. ‘Her geçen gün biraz daha kötüye gidiyoruz, her geçen sene bir önceki seneden daha kötü, işlerimiz yüzde 50 düştü, karımız daha fazla düştü’ diyorlar. Son 3 aydır şimdiye kadar şikayetini duymadığım bir esnaf daha şikâyete eklendi, inanmayacaksınız, kuyumcu esnafı da artık ekonomik krizden dolayı şikâyet ediyor. Çeyrek altının 10 bin 800 lira ile 10 bin 500 lira arasında dalgalandığı bir ortamda altının Trump'ın her açıklamasıyla yükseldiği ve artık bir emeklinin emekli maaşıyla iki çeyrek altın alamadığı bir noktada vatandaş birikim yapamadığı için kuyumcu esnafı müşteri arayışı içerisinde sıkıntısını dile getiriyor. Bütün bu ziyaretlerim sırasında şikayetçi olmayan bir tek esnafla karşılaştım. Allah'tan kaydı var. Bu akşam onu paylaşacağım. İstanbul'da bir parfümeriye girdim. İşler nasıl dedim. Çok iyi dedi. Acaba İsviçre’de miyiz, yanlış yere mi geldik diye kendi kendime sordum. Cidden mi dedim. Hocam vallahi çok iyi işler dedi. Dedim ki parfüm satıyorsun, insanlar ilk parfümden vazgeçerler ekonomik krizde. Hocam dedi biz ithal parfüm satıyoruz dedi. Dedim ki en pahalı parfümün ne kadar? Gitti raftan getirdi. 61 bin lira hocam dedi. En ucuz parfümün peki dedim, 2 bin 500 lira dedi. Dedim ki fiyatların da çok yüksek değilmiş maşallah, free shop gibi satıyorsun, biz ithalatçıyız dedi. Toptan alıyoruz, biz dedi ülke içerisinde satıyoruz. Evet arkadaşlar, kur korumalı mevduattan 37 milyar dolar faiz alıp, tek kuruş vergi ödemeyenlerin olduğu bir ülkede elbette lüks tüketim segmenti lüks tüketmeye devam ediyor. Yine bir antikacı arkadaşla sohbet ettik. Bana değişen müşteri profilini anlattı. Dedi ki bir zat dükkâna geldi, bir dedi heykeli beğendi. Sordu dedi, heykel ne kadar diye. 25 bin avro dedim dedi. Öyleydi fiyatı. Baktı daha büyüğü yok mu dedi. Evet arkadaşlar, bir tarafta 20 bin lirayla geçinmeye çalışan milyonlarca emekli, öbür tarafta asgari ücretle açlık seviyesinin altında kalan milyonlar, yurt dışında rekabet edemedikleri için kredi borçlarının altında ezilen sanayiciler ve bir de işte bu azınlık. AK Parti gidiyor. İktidarı terk ederek gidiyor. Kaybedeceklerini onlar da çok net görüyorlar. Londra'da kimlerin ev satın aldığına bakın, kimlerin yurt dışında gayrimenkul aldığına bakın, kimlerin hazırlık yaptığını iktidardan gitmek için görüyorsunuz. Ancak AKP iktidarı gerisinde çok ağır bir miras bırakarak gidiyor. Bu mirası devralacak iktidarın daha 1. günden başlayarak ne yapacağını çok iyi bilmesi gerekiyor ve nasıl yapacağını ve kimlerle yapacağını da çok iyi bilmesi gerekiyor. Elinde bir yapılacak işler listesi olması lazım. Hani şöyle bir listeniz olur, yanına yapılınca çarpı atarsınız. İşte böyle bir listeye ihtiyacı var. Zafer Partisi de yapılacak işler listesini hazırlıyor şimdi. Bu çalıştay da yapılacak işler listesinin oluşturulduğu zeminlerden bir tanesi. Mesela 1. gün devlet planlama teşkilatının tekrar kurulması, Türkiye'nin stratejik aklı ve stratejik hafızası olan 5 yıllık ve 15 yıllık kalkınma planlarının devreye sokulması, ortaokuldan başlamak üzere yine 1. gün, askeri okulların Kuleli'nin, Deniz Lisesi'nin, Hava Lisesi'nin ortaokul bölümleriyle birlikte kurulması, askeri yargının kurulması, askeri sağlık sisteminin kurulması. Eğitim sisteminin derhal değiştirilerek meslek liselerine ağırlık veren bir sistemin kurulması, üniversitelerin rehabilite edilmesi ve köy okullarının tekrar açılması, köye ve tarıma dönüşün teşvik edilmesi. Tabii bunları yaparken ülkemizin ekonomisi, demografisi, kültürel yapısı ve geleceği üzerinde büyük bir yük oluşturan küresel göçün sonucu olan ve Suriye'deki stratejik göç mühendisliğinin sonucu olan büyük göçün geriye çevrilerek ülkemizdeki 13 milyon sığınmacı ve kaçağın vatanlarına döndürülmesi ve Tertemiz Türkiye Projesiyle uyuşturucu, organize suç ve sanal kumara karşı büyük bir mücadele başlatılması. Tabii sağlık alanında da ağır bir tahribat olduğu gözleniyor. Bunun temel nedeni, Türk sağlığını AK Parti iktidara geldiğinden bu yana özel hastane sahiplerinin yönetmesi. Oysa eğitim ve sağlık bir kamu hakkıdır arkadaşlar. Bu ikisi de ortadan kaldırıldı. ‘Paranız yoksa iyi eğitim alamazsınız, paranız yoksa iyi sağlık hizmeti alamazsınız’. Bir gerçek gibi Türk halkına yıllardan bu yana pazarlanıyor. Bunu bir Avrupa ülkesinde söyleyemezsiniz. Bir Avrupa ülkesinde anne ve babalar çocuk yapmaya karar verdiklerinde hangi özel koleje yollayacaklarını ve o kolejin fiyatını hesaplamazlar. Çünkü devlet okulları gereken eğitimi vermektedir. Oysa Türkiye'de biraz önce hocamın da ifade ettiği gibi çocuk sayısı hızla düşüyor ve bunun önemli nedenlerinden bir tanesi de ekonomik baskı ve yıkım. İş bulamayan veya kazandığıyla ancak kendini ve eşini birlikte kazandıklarıyla geçindiren çiftler bir çocuk sahibi olursak onu nasıl okula yollarız, hasta olduğunda nasıl hangi özel hastaneye götürürüz endişesi içerisinde çocuk yapmayı erteliyorlar. Sağlıktaki bu olumsuz gidişin bir başka nedeni hiç şüphesiz 2002'den bu yana Sağlık Bakanlığı'nın da tarikat ve cemaatlerin denetimi altında olmasıdır. Bunu söylemeden yola çıkamayız. Sadece kötü olan FETÖ değildir. Tarikat ve cemaatler devlet yaşamına müdahale ettikleri andan itibaren devletin temel menfaatleri ve milletin menfaatleriyle ters düşüş süreci içerisine girerler. Keza bugün burada çalıştayda ifade edildiği gibi yine bu 25 sene içerisinde sağlık eğitiminin kalitesinde de ciddi bir düşüş gözlenmiştir. SAYDAM Projesi’nin hedeflerinden bir tanesi muhakkak sağlık eğitiminin kalitesinin yükseltilmesi olacaktır. Yurt dışına giden doktorların ekonomik nedenlerle gittiği iddiası büyük bir yalandır. Çünkü özellikle Avrupa ülkelerine giden doktorların Avrupa'da aldığı maaşlarla Türkiye'de almış oldukları maaşlar arasında çok ciddi bir fark olmadığı ifade edilmektedir. 3-4 bin Euro civarında. Peki, bu doktorlar neden yurt dışına gitmektedirler? Doktor dövmenin marifet olarak ifade edilebildiği bir ülkede ‘giderlerse gitsinler ‘diye doktorlara yol gösterildiği bir zihniyette doktorların da yurt dışına gittiği gayet net görülüyor. Önümüzdeki günlerde İstanbul'da ziyaret ettiğim Milliyetçi Hekimler Derneği'nin Yapmış olduğu doktorlar arasında bir araştırmanın sonuçları yayınlanacak. Araştırma bende var ama yayınlamadıkları için burada sonuçları paylaşmam etik olmaz. Fakat sonuçların tıp camiası için üzücü ve ürkütücü olduğunu ifade etmek zorundayım. Doktorların birçoğu kendilerine bir daha meslek seçme hakkı verilse doktor olmak istemiyorlar. Bu kadar söyleyeyim. Bu çalıştay bize hazırladığımız yol haritasına son şeklini vermemiz konusunda yardımcı oldu. Bundan dolayı sizlere tekrar teşekkür ediyorum katılımınız için ve değerli katkılarınız için. Zafer Partisi'nin çalıştayları değişik konularda devam edecek. Her ay bir çalıştayla Türkiye'nin temel meselelerinden birisini gündeme getirip Zafer Partisi'nin bu konuyla ilgili çalışan kadrolarını ve iktidar yol haritasını bütün milletimizle paylaşacağız. Bu vesileyle tekrar başta Ali Hocam olmak üzere bütün değerli mesai arkadaşlarına ve arkadaşlarıma ve buraya gelerek destek olan sizlere sevgi ve saygılarımı sunuyor, teşekkür ediyorum.”
SEÇKİNHABERTV- Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, 1. Türkiye Sağlık Çalıştayı kapanış konuşmasını gerçekleştirdi.

SEÇKİNHABERTV- Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, 1. Türkiye Sağlık Çalıştayı kapanış konuşmasını gerçekleştirdi.

Prof. Dr. Ümit Özdağ: “Hepinizi saygıyla selamlıyorum ve katılımınız için teşekkür ediyorum. Çalıştayın düzenlenmesini güçlü ekibiyle sağlayan değerli Şehirlioğlu Hocama da teşekkürlerimi ifade ediyorum. AK Parti 2002 yılında geldi iktidara ve 2027 yılında yapılacak olan erken seçimlerle iktidardan gittiği zaman 25 yıl iktidarda kalmış olacak. Evet, yani Cumhuriyet tarihinin aşağı yukarı dörtte biri AKP iktidarıyla geçti. Bu süre içerisinde birçok olumlu iş yapıldığı gibi onlardan çok daha fazla olumsuz ve zarar veren siyaset uygulama bu 25 yıl içinde hayata geçirildi. Bu ifademi duyan ve AK Parti'ye değişik zamanlarda ve hala oy veren seçmenler bana kızabilirler. Ancak bu kızgınlıklarını dile getirmeden önce, ya insafsız değil misiniz? Birçok iyi iş yapılmadı mı? Bunları görmüyor musunuz? Demeden önce kendilerine bir soru sormak isterim. Tuttuğunuz futbol takımının başına ligin birinci devresinin ortasında yeni bir antrenör gelse, takımınızı 3. sırada devralsa ve o yeni antrenör geldikten sonra takım daha fazla gol atsa ve daha az gol yese, fakat lig bittiği zaman takım ligi 8. sırada tamamlasa, bu antrenörü başarılı kabul edip alkışlar mısınız? Hayır. Demek ki diğer takımlar çok daha fazla gol atmış ve daha az gol yemişlerdir ki lig bittiğinde bu takım 3’ten 8’e gerilemiştir. AKP iktidara geldiğinde Türkiye ekonomisi dünyanın 16. büyük ekonomisiydi. Bugün dünyanın 24. büyük ekonomisi olmaya geriledi. Ne kadar gol attığınız ne kadar gol yediğiniz önemli değil. Hangi tesisleri yaptığınız, hangilerini yapmadığınız önemli değil. Hangi yolları yaptığınız, hangi yolları limanları sattığınız da önemli değil. Sonuç önemli ve bu sonuç Türkiye'nin dünya çapındaki süreçte 25 yıl içerisinde gerilediğini gösteriyor.

Bu 25 yıl içerisinde, ki 24. yılındayız şimdi, Türk devletinin kurumsal yapısı da çok ağır şekilde zarar gördü, tahrip oldu. Nasıl binaları taşıyıcı kolonlar ayakta tutarsa, kurumların da devletlerin de taşıyıcı kolonları vardır ve devletimizin taşıyıcı kolonları olan kurumlar AK Parti iktidarı döneminde ağır şekilde hırpalandı. 2002'de iktidara geldi sonunda AK Parti, şimdi 2026'nın başındayız. 24 sene diyelim, bu 24 senenin 14 senesinde FETÖ casusluk ve terör örgütü devlet içerisinde paralel devlet kurdu ve bazı kurumların tamamını ele geçirdi, 15 Temmuz'da bütün devleti ele geçirmek için teşebbüste bulundu ve zor engellendi. Evet, FETÖ 15 Temmuz'da gitti ama METÖ'ler geldi. İktidar yaşananlardan hiç ders almadı, devlet kurumlarını tarikatlar ve cemaatler arasında paylaştırmaya devam etti. Oysa bu devlet olmanın mantığına aykırıdır, hele dünya tarihinin en kadim devlet geleneğine sahip olan Türk devlet geleneğine tamamen aykırıdır. İktidar paylaşılmaz, devlet iktidarı hiç paylaşılmaz. İktidarı cemaatler ve tarikatlarla paylaşan bir tek iktidar olmuştur 4 bin yıllık Türk tarihinde, o da AK Parti iktidarıdır.

Zafer Partisi'nin kuruluş amaçlarının başında Türk devletini Türk milletine geri vermek vardır. Başkanlık rejimine geçildi ve başkanlık rejimine geçildikten sonra da 9 seneden beri, şimdi 9. senesine giren ağır bir ekonomik kriz başladı. Sabit gelirlilerin milli gelirden aldığı pay bu 9 sene içerisinde azaldı. Özetle memur fakirleşti, esnaf fakirleşti, emekli dul ve yetim fakirleşti, Türk sanayicisi fakirleşti, Türk sanayicisi Türkiye'yi terk etmeye, uluslararası rekabetten kopmaya başladı ve özetle Türk halkının yüzde 85’i fakirleşirken küçük bir azınlık rantiye zenginleşmeye devam etti ve ediyor. Lüks tüketim ve lüks ithalatı, ithalat-ihracat rakamlarını incelediğinizde büyük bir hızla artıyor. Gerek Ankara’da gerek son 15 günde bulunduğum İstanbul'da, Eskişehir'de, Mersin'de, Antalya'da gittiğim her yerde muhakkak pazara gidiyorum ve muhakkak her gün onlarca esnafla görüşüyorum. Esnaf, ekonominin kan damarı, vergi veriyor, istihdam oluşturuyor, kendisi de fiilen çalışıyor, malı ve parayı ekonominin içerisinde çeviriyor ve pazardaki esnaf da kapalı çarşıdaki esnaf da AVM'deki esnaf da hep aynı cevabı veriyor. ‘Her geçen gün biraz daha kötüye gidiyoruz, her geçen sene bir önceki seneden daha kötü, işlerimiz yüzde 50 düştü, karımız daha fazla düştü’ diyorlar. Son 3 aydır şimdiye kadar şikayetini duymadığım bir esnaf daha şikâyete eklendi, inanmayacaksınız, kuyumcu esnafı da artık ekonomik krizden dolayı şikâyet ediyor. Çeyrek altının 10 bin 800 lira ile 10 bin 500 lira arasında dalgalandığı bir ortamda altının Trump'ın her açıklamasıyla yükseldiği ve artık bir emeklinin emekli maaşıyla iki çeyrek altın alamadığı bir noktada vatandaş birikim yapamadığı için kuyumcu esnafı müşteri arayışı içerisinde sıkıntısını dile getiriyor.

Bütün bu ziyaretlerim sırasında şikayetçi olmayan bir tek esnafla karşılaştım. Allah'tan kaydı var. Bu akşam onu paylaşacağım. İstanbul'da bir parfümeriye girdim. İşler nasıl dedim. Çok iyi dedi. Acaba İsviçre’de miyiz, yanlış yere mi geldik diye kendi kendime sordum. Cidden mi dedim. Hocam vallahi çok iyi işler dedi. Dedim ki parfüm satıyorsun, insanlar ilk parfümden vazgeçerler ekonomik krizde. Hocam dedi biz ithal parfüm satıyoruz dedi. Dedim ki en pahalı parfümün ne kadar? Gitti raftan getirdi. 61 bin lira hocam dedi. En ucuz parfümün peki dedim, 2 bin 500 lira dedi. Dedim ki fiyatların da çok yüksek değilmiş maşallah, free shop gibi satıyorsun, biz ithalatçıyız dedi. Toptan alıyoruz, biz dedi ülke içerisinde satıyoruz. Evet arkadaşlar, kur korumalı mevduattan 37 milyar dolar faiz alıp, tek kuruş vergi ödemeyenlerin olduğu bir ülkede elbette lüks tüketim segmenti lüks tüketmeye devam ediyor. Yine bir antikacı arkadaşla sohbet ettik. Bana değişen müşteri profilini anlattı. Dedi ki bir zat dükkâna geldi, bir dedi heykeli beğendi. Sordu dedi, heykel ne kadar diye. 25 bin avro dedim dedi. Öyleydi fiyatı. Baktı daha büyüğü yok mu dedi. Evet arkadaşlar, bir tarafta 20 bin lirayla geçinmeye çalışan milyonlarca emekli, öbür tarafta asgari ücretle açlık seviyesinin altında kalan milyonlar, yurt dışında rekabet edemedikleri için kredi borçlarının altında ezilen sanayiciler ve bir de işte bu azınlık.

AK Parti gidiyor. İktidarı terk ederek gidiyor. Kaybedeceklerini onlar da çok net görüyorlar. Londra'da kimlerin ev satın aldığına bakın, kimlerin yurt dışında gayrimenkul aldığına bakın, kimlerin hazırlık yaptığını iktidardan gitmek için görüyorsunuz. Ancak AKP iktidarı gerisinde çok ağır bir miras bırakarak gidiyor. Bu mirası devralacak iktidarın daha 1. günden başlayarak ne yapacağını çok iyi bilmesi gerekiyor ve nasıl yapacağını ve kimlerle yapacağını da çok iyi bilmesi gerekiyor. Elinde bir yapılacak işler listesi olması lazım. Hani şöyle bir listeniz olur, yanına yapılınca çarpı atarsınız. İşte böyle bir listeye ihtiyacı var. Zafer Partisi de yapılacak işler listesini hazırlıyor şimdi. Bu çalıştay da yapılacak işler listesinin oluşturulduğu zeminlerden bir tanesi. Mesela 1. gün devlet planlama teşkilatının tekrar kurulması, Türkiye'nin stratejik aklı ve stratejik hafızası olan 5 yıllık ve 15 yıllık kalkınma planlarının devreye sokulması, ortaokuldan başlamak üzere yine 1. gün, askeri okulların Kuleli'nin, Deniz Lisesi'nin, Hava Lisesi'nin ortaokul bölümleriyle birlikte kurulması, askeri yargının kurulması, askeri sağlık sisteminin kurulması. Eğitim sisteminin derhal değiştirilerek meslek liselerine ağırlık veren bir sistemin kurulması, üniversitelerin rehabilite edilmesi ve köy okullarının tekrar açılması, köye ve tarıma dönüşün teşvik edilmesi. Tabii bunları yaparken ülkemizin ekonomisi, demografisi, kültürel yapısı ve geleceği üzerinde büyük bir yük oluşturan küresel göçün sonucu olan ve Suriye'deki stratejik göç mühendisliğinin sonucu olan büyük göçün geriye çevrilerek ülkemizdeki 13 milyon sığınmacı ve kaçağın vatanlarına döndürülmesi ve Tertemiz Türkiye Projesiyle uyuşturucu, organize suç ve sanal kumara karşı büyük bir mücadele başlatılması.

Tabii sağlık alanında da ağır bir tahribat olduğu gözleniyor. Bunun temel nedeni, Türk sağlığını AK Parti iktidara geldiğinden bu yana özel hastane sahiplerinin yönetmesi. Oysa eğitim ve sağlık bir kamu hakkıdır arkadaşlar. Bu ikisi de ortadan kaldırıldı. ‘Paranız yoksa iyi eğitim alamazsınız, paranız yoksa iyi sağlık hizmeti alamazsınız’. Bir gerçek gibi Türk halkına yıllardan bu yana pazarlanıyor. Bunu bir Avrupa ülkesinde söyleyemezsiniz. Bir Avrupa ülkesinde anne ve babalar çocuk yapmaya karar verdiklerinde hangi özel koleje yollayacaklarını ve o kolejin fiyatını hesaplamazlar. Çünkü devlet okulları gereken eğitimi vermektedir. Oysa Türkiye'de biraz önce hocamın da ifade ettiği gibi çocuk sayısı hızla düşüyor ve bunun önemli nedenlerinden bir tanesi de ekonomik baskı ve yıkım. İş bulamayan veya kazandığıyla ancak kendini ve eşini birlikte kazandıklarıyla geçindiren çiftler bir çocuk sahibi olursak onu nasıl okula yollarız, hasta olduğunda nasıl hangi özel hastaneye götürürüz endişesi içerisinde çocuk yapmayı erteliyorlar.

Sağlıktaki bu olumsuz gidişin bir başka nedeni hiç şüphesiz 2002'den bu yana Sağlık Bakanlığı'nın da tarikat ve cemaatlerin denetimi altında olmasıdır. Bunu söylemeden yola çıkamayız. Sadece kötü olan FETÖ değildir. Tarikat ve cemaatler devlet yaşamına müdahale ettikleri andan itibaren devletin temel menfaatleri ve milletin menfaatleriyle ters düşüş süreci içerisine girerler. Keza bugün burada çalıştayda ifade edildiği gibi yine bu 25 sene içerisinde sağlık eğitiminin kalitesinde de ciddi bir düşüş gözlenmiştir. SAYDAM Projesi’nin hedeflerinden bir tanesi muhakkak sağlık eğitiminin kalitesinin yükseltilmesi olacaktır. Yurt dışına giden doktorların ekonomik nedenlerle gittiği iddiası büyük bir yalandır. Çünkü özellikle Avrupa ülkelerine giden doktorların Avrupa'da aldığı maaşlarla Türkiye'de almış oldukları maaşlar arasında çok ciddi bir fark olmadığı ifade edilmektedir. 3-4 bin Euro civarında. Peki, bu doktorlar neden yurt dışına gitmektedirler? Doktor dövmenin marifet olarak ifade edilebildiği bir ülkede ‘giderlerse gitsinler ‘diye doktorlara yol gösterildiği bir zihniyette doktorların da yurt dışına gittiği gayet net görülüyor. Önümüzdeki günlerde İstanbul'da ziyaret ettiğim Milliyetçi Hekimler Derneği'nin Yapmış olduğu doktorlar arasında bir araştırmanın sonuçları yayınlanacak. Araştırma bende var ama yayınlamadıkları için burada sonuçları paylaşmam etik olmaz. Fakat sonuçların tıp camiası için üzücü ve ürkütücü olduğunu ifade etmek zorundayım. Doktorların birçoğu kendilerine bir daha meslek seçme hakkı verilse doktor olmak istemiyorlar. Bu kadar söyleyeyim.

Bu çalıştay bize hazırladığımız yol haritasına son şeklini vermemiz konusunda yardımcı oldu. Bundan dolayı sizlere tekrar teşekkür ediyorum katılımınız için ve değerli katkılarınız için. Zafer Partisi'nin çalıştayları değişik konularda devam edecek. Her ay bir çalıştayla Türkiye'nin temel meselelerinden birisini gündeme getirip Zafer Partisi'nin bu konuyla ilgili çalışan kadrolarını ve iktidar yol haritasını bütün milletimizle paylaşacağız. Bu vesileyle tekrar başta Ali Hocam olmak üzere bütün değerli mesai arkadaşlarına ve arkadaşlarıma ve buraya gelerek destek olan sizlere sevgi ve saygılarımı sunuyor, teşekkür ediyorum.”

Adana türbanlı escort Çukurova türbanlı escort Seyhan türbanlı escort Ankara türbanlı escort Mamak türbanlı escort Etimesgut türbanlı escort Polatlı türbanlı escort Pursaklar türbanlı escort Haymana türbanlı escort Çankaya türbanlı escort Keçiören türbanlı escort Sincan türbanlı escort Antalya türbanlı escort Kumluca türbanlı escort Konyaaltı türbanlı escort Manavgat türbanlı escort Muratpaşa türbanlı escort Kaş türbanlı escort Alanya türbanlı escort Kemer türbanlı escort Bursa türbanlı escort Eskişehir türbanlı escort Gaziantep türbanlı escort Şahinbey türbanlı escort Nizip türbanlı escort Şehitkamil türbanlı escort İstanbul türbanlı escort Merter türbanlı escort Nişantaşı türbanlı escort Şerifali türbanlı escort Maltepe türbanlı escort Sancaktepe türbanlı escort Eyüpsultan türbanlı escort Şişli türbanlı escort Kayaşehir türbanlı escort Büyükçekmece türbanlı escort Beşiktaş türbanlı escort Mecidiyeköy türbanlı escort Zeytinburnu türbanlı escort Sarıyer türbanlı escort Bayrampaşa türbanlı escort Fulya türbanlı escort Beyoğlu türbanlı escort Başakşehir türbanlı escort Tuzla türbanlı escort Beylikdüzü türbanlı escort Pendik türbanlı escort Bağcılar türbanlı escort Ümraniye türbanlı escort Üsküdar türbanlı escort Esenyurt türbanlı escort Küçükçekmece türbanlı escort Esenler türbanlı escort Güngören türbanlı escort Kurtköy türbanlı escort Bahçelievler türbanlı escort Sultanbeyli türbanlı escort Ataşehir türbanlı escort Kağıthane türbanlı escort Fatih türbanlı escort Çekmeköy türbanlı escort Çatalca türbanlı escort Bakırköy türbanlı escort Kadıköy türbanlı escort Avcılar türbanlı escort Beykoz türbanlı escort Kartal türbanlı escort İzmir türbanlı escort Balçova türbanlı escort Konak türbanlı escort Bayraklı türbanlı escort Buca türbanlı escort Çiğli türbanlı escort Gaziemir türbanlı escort Bergama türbanlı escort Karşıyaka türbanlı escort Urla türbanlı escort Bornova türbanlı escort Çeşme türbanlı escort Kayseri türbanlı escort Kocaeli türbanlı escort Gebze türbanlı escort İzmit türbanlı escort Malatya türbanlı escort Manisa türbanlı escort Mersin türbanlı escort Yenişehir türbanlı escort Mezitli türbanlı escort Erdemli türbanlı escort Silifke türbanlı escort Akdeniz türbanlı escort Anamur türbanlı escort Muğla türbanlı escort Bodrum türbanlı escort Milas türbanlı escort Dalaman türbanlı escort Marmaris türbanlı escort Fethiye türbanlı escort Datça türbanlı escort Samsun türbanlı escort Atakum türbanlı escort İlkadım türbanlı escort Adıyaman türbanlı escort Afyonkarahisar türbanlı escort Ağrı türbanlı escort Aksaray türbanlı escort Amasya türbanlı escort Ardahan türbanlı escort Artvin türbanlı escort Aydın türbanlı escort Balıkesir türbanlı escort Bartın türbanlı escort Batman türbanlı escort Bayburt türbanlı escort Bilecik türbanlı escort Bingöl türbanlı escort Bitlis türbanlı escort Bolu türbanlı escort Burdur türbanlı escort Çanakkale türbanlı escort Çankırı türbanlı escort Çorum türbanlı escort Denizli türbanlı escort Diyarbakır türbanlı escort Düzce türbanlı escort Edirne türbanlı escort Elazığ türbanlı escort Erzincan türbanlı escort Erzurum türbanlı escort Giresun türbanlı escort Gümüşhane türbanlı escort Hakkari türbanlı escort Hatay türbanlı escort Iğdır türbanlı escort Isparta türbanlı escort Kahramanmaraş türbanlı escort Karabük türbanlı escort Karaman türbanlı escort Kars türbanlı escort Kastamonu türbanlı escort Kırıkkale türbanlı escort Kırklareli türbanlı escort Kırşehir türbanlı escort Kilis türbanlı escort Konya türbanlı escort Kütahya türbanlı escort Mardin türbanlı escort Muş türbanlı escort Nevşehir türbanlı escort Niğde türbanlı escort Ordu türbanlı escort Osmaniye türbanlı escort Rize türbanlı escort Sakarya türbanlı escort Siirt türbanlı escort Sinop türbanlı escort Sivas türbanlı escort Şanlıurfa türbanlı escort Şırnak türbanlı escort Tekirdağ türbanlı escort Tokat türbanlı escort Trabzon türbanlı escort Tunceli türbanlı escort Uşak türbanlı escort Van türbanlı escort Yalova türbanlı escort Yozgat türbanlı escort Zonguldak türbanlı escort
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seckinhabertv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat giftcardmall/mygift islami chat islami sohbetler