Kanser Hastaları Oruç Tutabilir mi? Uzmanlar Bireysel Değerlendirmeye Dikkat Çekiyor
Kanser Hastaları Oruç Tutabilir mi? Uzmanlar Bireysel Değerlendirmeye Dikkat Çekiyor
SEÇKİNHABERTV- Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte onkoloji kliniklerinde sıkça sorulan “Kanser hastaları oruç tutabilir mi?” sorusu yeniden gündeme geldi. Uzmanlar, bu soruya herkes için geçerli tek bir yanıt olmadığını ve kararın mutlaka tıbbi değerlendirmeye göre verilmesi gerektiğini vurguluyor.
SEÇKİNHABERTV- Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte onkoloji kliniklerinde sıkça sorulan “Kanser hastaları oruç tutabilir mi?” sorusu yeniden gündeme geldi. Uzmanlar, bu soruya herkes için geçerli tek bir yanıt olmadığını ve kararın mutlaka tıbbi değerlendirmeye göre verilmesi gerektiğini vurguluyor.
SEÇKİNHABERTV- Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte onkoloji kliniklerinde sıkça sorulan “Kanser hastaları oruç tutabilir mi?” sorusu yeniden gündeme geldi. Uzmanlar, bu soruya herkes için geçerli tek bir yanıt olmadığını ve kararın mutlaka tıbbi değerlendirmeye göre verilmesi gerektiğini vurguluyor.
Aktif tedavi gören hastalar için risk uyarısı
Türk Kanser Derneği Sağlık Direktörü Ezgi Polat, aktif kemoterapi veya radyoterapi gören hastalarda uzun süreli açlık ve sıvı kısıtlamasının sağlık risklerini artırabileceğini belirtti. Polat, bu süreçte yeterli kalori, protein ve sıvı alımının bağışıklık sisteminin korunması ve tedavinin tolere edilebilmesi açısından kritik önemde olduğunu ifade etti.
Uzman görüşlerine göre, özellikle kilo kaybı ve iştahsızlık yaşayan hastalarda oruç, mevcut sağlık durumunu daha da olumsuz etkileyebiliyor. Bilimsel çalışmaların da tedavi sürecinde düzenli beslenme ve yeterli sıvı alımının tedavi başarısıyla doğrudan ilişkili olduğunu ortaya koyduğu belirtiliyor. Bu nedenle aktif tedavi gören hastalar için oruç genellikle önerilmiyor.
Tedavisi tamamlanan hastalarda karar bireysel
Aktif tedavisi tamamlanmış, genel durumu iyi ve beslenme problemi bulunmayan bazı hastalar için ise oruç kararının hekim kontrolünde, bireysel olarak değerlendirilebileceği ifade ediliyor. Uzmanlar, bu noktada dini motivasyondan ziyade klinik güvenliğin esas alınması gerektiğine dikkat çekiyor.
Bu hasta grubunda oruç tutulması halinde sürecin planlı ve kontrollü yürütülmesi gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlara göre özellikle şu başlıklar önem taşıyor:
-
Yeterli sıvı alımı: İftar ile sahur arasında yeterince su tüketilmemesi böbrek fonksiyonlarını zorlayabiliyor.
-
Dengeli beslenme: Protein ve kalori dengesinin korunması, kas kaybının önlenmesi açısından önemli.
-
Kilo takibi: Ani ve istemsiz kilo kaybı, vücudun zorlandığını gösterebiliyor.
-
İlaç düzeni: Düzenli kullanılan ilaçların saatleri hekim önerisine göre ayarlanmalı.
-
Uyarı belirtileri: Şiddetli halsizlik, baş dönmesi veya idrar miktarında azalma gibi durumlarda oruç bırakılmalı.
“Sağlık öncelik olmalı”
Uzmanlar, kanserle mücadelede temel hedefin vücudu güçlü ve dengede tutmak olduğunu vurguluyor. Bu nedenle oruç kararının, hastayı takip eden hekimin onayı olmadan alınmaması gerektiği ifade ediliyor.
Sonuç olarak, kanser hastalarında oruç tutma kararı genel değil bireysel bir değerlendirme gerektiriyor. Uzmanlara göre güvenli olan tek yaklaşım, hastanın tıbbi durumuna göre hekim onayıyla hareket edilmesi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.