COP31 öncesi iş dünyasının iklim hazırlık karnesi açıklandı
COP31 öncesi iş dünyasının iklim hazırlık karnesi açıklandı
SEÇKİNHABERTV- Türkiye’nin 2026 yılında Antalya’da ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde, iş dünyasının iklim dönüşümüne hazırlık düzeyine ilişkin yeni bir araştırma yayımlandı. İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye) tarafından yapılan çalışmada, şirketlerin sürdürülebilirlik alanında niyet aşamasını büyük ölçüde geride bırakarak eylem ve yatırım odaklı bir sürece girdiği tespit edildi.
SEÇKİNHABERTV- Türkiye’nin 2026 yılında Antalya’da ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde, iş dünyasının iklim dönüşümüne hazırlık düzeyine ilişkin yeni bir araştırma yayımlandı. İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye) tarafından yapılan çalışmada, şirketlerin sürdürülebilirlik alanında niyet aşamasını büyük ölçüde geride bırakarak eylem ve yatırım odaklı bir sürece girdiği tespit edildi.
SEÇKİNHABERTV- Türkiye’nin 2026 yılında Antalya’da ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde, iş dünyasının iklim dönüşümüne hazırlık düzeyine ilişkin yeni bir araştırma yayımlandı. İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye) tarafından yapılan çalışmada, şirketlerin sürdürülebilirlik alanında niyet aşamasını büyük ölçüde geride bırakarak eylem ve yatırım odaklı bir sürece girdiği tespit edildi.
Dernek tarafından 109 kurumsal üyenin katılımıyla gerçekleştirilen ankette, şirketlerin iklim ve sürdürülebilirlik çalışmalarındaki mevcut durumları, karşılaştıkları zorluklar ve kapasite ihtiyaçları analiz edildi.
Yönetim kurulu düzeyinde sahiplenme öne çıkıyor
Araştırma sonuçlarına göre, şirketlerin %69’unda sürdürülebilirlik ve iklim başlıkları yönetim kurulu veya yönetim kurulu komitesi düzeyinde ele alınıyor. Bu durum, sürdürülebilirliğin şirketler açısından operasyonel bir başlık olmaktan çıkarak stratejik bir yönetişim konusu hâline geldiğini gösteriyor.
Şirketlerin %85’i enerji ve iklim dönüşümünü öncelikli alan olarak belirlerken, döngüsellik ile su, doğa ve biyoçeşitlilik başlıkları ikinci öncelik grubu olarak öne çıkıyor.
Finansman ve belirsizlikler temel engel
Araştırmada, dönüşüm sürecinin önündeki en önemli engeller; finansman yetersizliği (%47), regülasyon belirsizliği (%28) ve veri eksikliği (%12) olarak sıralandı. Şirketlerin büyük bölümünün emisyon azaltım hedeflerine sahip olmasına rağmen, sürdürülebilirlik yatırımları için ayrılan bütçenin sınırlı olduğu vurgulandı.
Ankete katılan şirketlerin %72’si net sıfır, karbon nötr veya emisyon azaltım hedefleri belirlediğini belirtirken, 2026’ya kadar sürdürülebilirlik bütçesi ayıran şirket oranı %33’te kaldı.
Veri altyapısı ve adil geçiş gündemde
Araştırmada şirketlerin %40’ında sürdürülebilirlik performansının ölçülmesi ve raporlanması için veri altyapısının geliştirilmesi ihtiyacının öne çıktığı kaydedildi. Ayrıca, adil geçiş ve sosyal etki başlıklarının da şirketlerin gündeminde yükseldiği, çalışan yetkinliklerinin dönüşümü ve tedarik zincirinde sosyal standartların güçlendirilmesinin öncelikli alanlar arasında yer aldığı belirtildi.
Su yönetimi alanında ise şirketlerin büyük bölümünün hedef belirlediği ancak havza bazlı ve çok paydaşlı iş birliklerinin henüz sınırlı kaldığı ifade edildi.
COP31 öncesi yol haritası
Araştırmada, COP31 sürecinde iş dünyasının iklim dönüşümünü hızlandırmak için performans yönetimi, yatırım-finansman entegrasyonu, veri ve dijital altyapı, enerji dışı sürdürülebilirlik başlıklarında derinleşme ve değer zinciri iş birliklerinin güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.