FİNİKE’DE TOPRAĞIN YOLCULUĞU: GEZİCİ ÇÖMLEK USTASI BARIŞ ÖZARIKÇI, ÇOCUKLARLA BULUŞTU
FİNİKE’DE TOPRAĞIN YOLCULUĞU: GEZİCİ ÇÖMLEK USTASI BARIŞ ÖZARIKÇI, ÇOCUKLARLA BULUŞTU
SEÇKİNHABERTV- Finike Emin Akın İlkokulu’nda düzenlenen çömlek atölyesi çalışmasının ardından, seckinhabertv.com Editörü Cengiz Çetik, gezici çömlek ustası ve seramik sanatçısı Barış Özarıkçı ile toprak, sanat ve yolculuk üzerine keyifli bir söyleşi gerçekleştirdi.
SEÇKİNHABERTV- Finike Emin Akın İlkokulu’nda düzenlenen çömlek atölyesi çalışmasının ardından, seckinhabertv.com Editörü Cengiz Çetik, gezici çömlek ustası ve seramik sanatçısı Barış Özarıkçı ile toprak, sanat ve yolculuk üzerine keyifli bir söyleşi gerçekleştirdi.
SEÇKİNHABERTV- Finike Emin Akın İlkokulu’nda düzenlenen çömlek atölyesi çalışmasının ardından, seckinhabertv.com Editörü Cengiz Çetik, gezici çömlek ustası ve seramik sanatçısı Barış Özarıkçı ile toprak, sanat ve yolculuk üzerine keyifli bir söyleşi gerçekleştirdi.
Özarıkçı’nın çömlekle tanışması 1999 yılında Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü’nde başladı. Çamurla ilk temasını “eğitimin doğal parçası” olarak tanımlayan sanatçı, o günden bu yana toprağı hem bir ifade biçimi hem de bir aktarma aracı olarak görüyor.
Gezici çömlek projesinin çıkış noktası ise yeni nesillere ulaşma isteği. Okullara giderek çocuklarla buluşma fikrini “geleneksel sanatları geleceğe taşıma sorumluluğu” olarak yorumlayan Özarıkçı, motivasyonunun temelinde çocuk sevgisinin olduğunu söylüyor.
Çömleğin sanat mı yoksa zanaat mı olduğu sorusuna ise net bir yanıt veriyor: “Çömlek bir zanaat dalıdır; ancak binlerce yıllık seramik geleneğinin temelini oluşturduğu için bugün daha çok sanatsal bir ifade alanına dönüşmüş durumda.” Kendisi sanatçı kimliğinden dolayı zanaatin teknik kısmından çok estetiğe yöneldiğini belirtiyor.
Bir eserin hangi aşamasında kendini “evinde” hissettiği sorulduğunda Özarıkçı, çömleğin doğası gereği her aşamanın sabır gerektirdiğini vurguluyor: “Her adımı aynı dikkatle ilerlemezse zincirleme sorunlar çıkar. Bu yüzden bütün süreç benim için aynı huzuru taşıyor.”
Görüntü linki:https://www.youtube.com/shorts/wfRnhVR6ktM
Çocuklarla yaptığı çalışmalarda Kütahya bölgesinden yumuşak, kuvars oranı yüksek killeri kullandığını söyleyen sanatçı, gezici olmanın kendisine kattığı en önemli şeyin “mekânları kendi hisleriyle okuyabilme” olduğunu ifade ediyor. Gittiği her okulda farklı bir kültürle karşılaştığını belirten Özarıkçı, “Gezerek öğretmek hem zihnime huzur veriyor hem de daha fazla çocuğun hayatına dokunmamı sağlıyor” diyor.
Yol boyunca insanların tepkilerinin çoğunlukla şaşkınlık içerdiğini anlatan Özarıkçı, plastik sanatlar eğitiminin geri kalmış olmasının sahada çok net hissedildiğini ekliyor. Yetişkinlerin bile çömlek tezgahını görünce çocuklar kadar heyecanlandığını ama bunu açık etmekte çekindiklerini söylüyor.
Çömlek ustasının belleğinde en çok yer edenler ise çocukların ilk dokunuşları ve yüzlerindeki saf mutluluk. Özel bir anı ayırmanın zor olduğunu belirten Özarıkçı, “Birçok gülen çocuk fotoğrafı zihnimde duruyor. Her an zaten hatırlanmaya değer” diyerek süreci özetliyor.
Gezici olmanın en zor tarafı sorulduğunda ise samimi bir itiraf geliyor: “Bazen kendimi çömlekçiden çok şoför gibi hissediyorum.” Bir yılda dünyanın çevresinden daha fazla yol yaptığını söyleyen sanatçı, buna rağmen çocuklara ulaşmanın değerinin ölçülemez olduğunu vurguluyor.
Geleneksel zanaatların geleceği konusunda ise karamsar bir tablo çiziyor: “Pek çok zanaat gibi çömlekçilik de yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Ama insan öğrendiğini aktardıkça umut kırılmaz.” Bu nedenle genç seramikçilere atölye, sergi ve üretim süreçlerinde destek verdiğini ifade ediyor.
Gezici çömlek fikrinin tek cümlelik özeti sorulduğunda ise Özarıkçı, çömleğin felsefesini sade bir ifadeyle anlatıyor: “Toprak hayattır.”
Cengiz Çetik ile Röportaj öncesi çalışmadan görüntüler: https://youtube.com/shorts/BK2TlgLMqbA
Antalya HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.